CHP Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Utku, Mustafa Bozbey’in görevden alınmasının demokrasiye, hukuka ve milli iradeye vurulmuş ağır bir darbe olduğunu söyledi. Utku, “Bursa’nın iradesine sahip çıkmak için, demokrasiyi savunmak için, halkın oyuna sahip çıkmak için tüm yurttaşlarımızı yarın yapacağımız yürüyüşe bekliyoruz” dedi.
Başkan Utku, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi; “Karacabey ve Bursa halkının açık ve tartışmasız iradesiyle, güçlü bir oy oranıyla seçilen Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey’in görevden alınması; demokrasiye, hukuka ve milli iradeye vurulmuş ağır bir darbedir.
Sandıkta tecelli eden irade nettir. Karacabey’de 6 bine yakın Bursa’da ise 160 binden fazla oy desteğiyle seçilen bir belediye başkanının, yıllar öncesine dayanan bir dosya gerekçe gösterilerek, üstelik kaçma şüphesi dahi bulunmazken, şafak operasyonuyla görevden alınması, tutuksuz yargılanma ihtimali varken tutuklanması hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Bu süreç, yargının siyasallaştırıldığı yönündeki endişeleri daha da derinleştirmiştir.
Daha da vahimi; bu irade gaspının ardından, milyonların oyuyla seçilen bir başkanın yerine, yalnızca 61 oyla bir AKP’li ismin belediye başkanlığı koltuğuna oturtulmasıdır. Bu durum açıkça göstermektedir ki, seçimle kazanılamayan yerler, farklı yollarla ele geçirilmeye çalışılmaktadır. Bu bir idari tasarruf değil; bu bir milli irade gaspıdır.
Oylamanın yapıldığı gün, CHP’li meclis üyelerinin ve yurttaşların belediyeye alınmaması, polis gücüyle engellenmesi ve seçilmişlerin fiilen baskı altına alınması ise bu sürecin sadece hukuki değil, aynı zamanda fiili bir darbe niteliği taşıdığını açıkça ortaya koymuştur. Cumhuriyet Halk Partisi il başkanına, genel başkan yardımcısına, ilçe başkanlarına, meclis üyelerine ve üyelerine yapılan orantısız saldırı kimin haklı olduğunu net olarak ortaya koymaktadır.
Bu karar:
- Halkın sandıkta verdiği yetkiyi yok saymaktır
- Demokratik meşruiyeti ortadan kaldırmaktır
- Hukuku, siyasetin aparatı haline getirmektir
Bugün burada hedef alınan sadece Mustafa Bozbey değildir. Hedef alınan; Karacabey halkının onurudur, Bursa’nın iradesidir, sandığa giden her bir yurttaşın oyudur.
Bu süreçte, özellikle altını çizmek isteriz ki; yıllarca diğer siyasi alanlarda siyaset yapmış olmasına rağmen, bu yaşananları açıkça ‘siyasi ahlaksızlık’ olarak tanımlayan vicdan sahibi herkese teşekkür ediyoruz. Bu tavır, siyasetin hâlâ bir etik zemini olabileceğini bizlere hatırlatmaktadır.
Öte yandan, kendisini ‘muhalif’ olarak tanımlayıp, bu açık hukuksuzluğu görmezden gelenleri de üzülerek not ediyoruz. Demokrasi, sadece kendi alanına dokunduğunda savunulacak bir değer değildir. Sessizlik, bu tür hukuksuzlukların en büyük destekçisidir. Bu hukuk darbesi niteliğindeki oylama tiyatrosunda yer alanlar, bugün verdikleri bu karardan değilse bile, yıllar sonra hatırlatıldığında duyacakları utançtan kaçamayacaklardır.
Kapalı kapılar ardında ‘Bu yapılan yanlış ama Türkiye’de artık demokrasi yok, ses çıkaramıyoruz’ diyenlere de tarihsel sorumluluklarını hatırlatırız. Bilinmelidir ki; demokrasinin olmadığı yerde susmak değil, konuşmak gerekir. Tarih, susanları değil, haksızlığa karşı duranları yazacaktır.
Bizler buradan açıkça ifade ediyoruz:
- Seçilmiş irade esastır
- Sandıkta kazanılamayan masa başında kazanılamaz
- Halkın oyunu yok sayan hiçbir karar meşru değildir
Karacabey’in, Bursa’nın ve bu ülkenin demokratik geleceği için mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu hukuksuzluğu kabul etmiyoruz, bu irade gaspına boyun eğmiyoruz.
Tüm yurttaşlarımızı, demokrasiye, hukuka ve kendi iradelerine sahip çıkmaya davet ediyoruz. Bursa’nın iradesine sahip çıkmak için, demokrasiyi savunmak için, halkın oyuna sahip çıkmak için tüm yurttaşlarımızı; 12 Nisan Pazar günü saat 19.00’da Bursa Acıbadem Hastanesi karşısında başlayacak yürüyüşe birlikte ses yükseltmeye davet ediyoruz.
Gel, iradene sahip çık!
Gel, Bursa’ya sahip çık!
Gel, demokrasiye sahip çık!
Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”


