CHP Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Utku, Sevgi Yolu’ndaki çalışmaların belediye tarafından ücretsiz yapıldığını fakat belediyeye ait Ömer Matlı Kapalı Pazaryeri’nde yapılacak olan çalışmalar için kiracılardan 9 bin TL istendiğini belirterek, “Karacabey esnafına yönelik hizmetlerde eşitlik ve tutarlılık ilkesinin zedelendiği yönünde ciddi bir algı oluşturmuştur” dedi.
Başkan Utku, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “Karacabey Belediye Meclisi’nde geçtiğimiz aylarda görüşülen Prestij Sokağı Projesi, kent estetiğine katkı sağlayacağı düşüncesiyle partimiz tarafından desteklenmişti. Proje kapsamında bölgedeki esnafın tabela, boya ve mantolama gibi işlemlerinin bulunan hibe kapsamında belediye tarafından ücretsiz karşılanması, sokakta bütüncül bir görünüm amacı taşımaktaydı.
Ancak aynı yaklaşımın, belediyenin kendi mülkiyetindeki Ömer Matlı Kapalı Pazaryeri için uygulanmaması önemli bir tartışma yaratmıştır. Pazaryerinin elektrik tesisatı, yangın güvenliği ve çatı yenilemesi gibi zorunlu çalışmalar için kiracı konumundaki esnaftan 9.000 TL talep edilmesi, Karacabey esnafına yönelik hizmetlerde eşitlik ve tutarlılık ilkesinin zedelendiği yönünde ciddi bir algı oluşturmuştur.
Prestij Sokağı’nda ücretsiz olan hizmetlerin pazarcı esnafına ücretli yansıtılması, kamu kaynaklarının kullanımındaki önceliklerin sorgulanmasına neden olmaktadır.
Karacabey Belediyesi’nin maliyet gerekçesiyle kırsal mahalle korucularını işten çıkarması, ilk etapta tasarruf gibi görünse de bugün gelinen noktada temizlikten güvenliğe, düzenleyici işlerden mahalle bakımına kadar çok sayıda alanda ciddi boşluklar doğurmuştur.
Kırsal mahalle muhtarlarının çoğu; geçmişte bir telefonla çözülen işlerin bugün defalarca dilekçe verilmesine rağmen sonuçlanmadığını, basit taleplerinin bile haftalarca yerine getirilmediğini belirtmektedir.
Bu noktada kamuoyunda haklı bir soru yükselmektedir: Prestij sokakları için kaynak bulan Karacabey Belediyesi, diğer mahallelerin en temel ihtiyaçları için neden kaynak üretememektedir?
Karacabey’in gerçek ve acil ihtiyaçları ortadayken; kırsal mahallelerde hizmet aksaması, pazar yerinde esnafa yüklenen onarım maliyetleri, trafik ve otopark gibi yıllardır çözülemeyen kent sorunları her geçen gün daha görünür hâle gelmektedir.

VE TÜM BUNLAR YETMEZMİŞ GİBİ: HÜKÜMETTEKİ DESTEKLERE RAĞMEN ARACI KURULUŞ KULLANMAK
Kamuoyunda dikkat çeken bir diğer konu ise; iktidar partisine mensup bir belediyenin, hükümet tarafından sunulan hibe ve destek projelerinin takibi için aracı bir kuruluş kullanmasıdır. Hükümetle aynı siyasi çizgide olan bir belediyenin, kendi bakanlıkları ve kamu kurumlarıyla doğrudan iletişim kurabileceği bir ortamda, hibe süreçlerini dışarıdan bir aracıyla takip ettirmesi; maliyet, gereklilik ve şeffaflık açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Bu uygulama, “Neden aracıya ihtiyaç duyuldu?”, “Neden belediye kendi imkânlarıyla bu iletişimi sağlayamıyor?” sorularını kaçınılmaz kılmaktadır.
Karacabey Belediyesi’nin;
Pazarcı esnafından talep ettiği 9.000 TL uygulamasını geri çekmesi,
Kırsal mahallelerde ortaya çıkan hizmet boşluğunu gidermesi,
Kamu kaynaklarını ilçenin gerçek önceliklerine yönlendirmesi,
Hibe ve proje takibini aracı kuruluşlarla değil, kendi kurum içi kaynaklarıyla yürütmesi,
Kentteki tüm esnafa ve tüm mahallelere eşit hizmet prensibiyle yaklaşması gerektiğini kamuoyuna hatırlatıyoruz.
Karacabey halkı; açık, tutarlı ve vatandaşın ihtiyaçlarını önceleyen bir yönetim istemektedir. Bu beklenti ertelenemez.
Ayrıca geçtiğimiz haftalarda, bir belediye başkan yardımcısı hakkında ulusal basına yansıyan ciddi iddialar karşısında Karacabey Belediyesi’nin günlerce süren sessizliği üzerine yaptığımız çağrıyı hatırlatmak isteriz. O dönemde de kamu gücünün kişisel çıkarlara alet edilemeyeceğini, şeffaflığın tüm belediyecilik süreçlerinin temel şartı olduğunu vurgulamıştık. Bugün yaşanan uygulama ve tutarsızlıklar, o uyarılarımızın ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha göstermektedir. Karacabey kamuoyunun bilgi alma hakkı vardır ve bu hak görmezden gelinemez.
Tüm bu yaşananlar ışığında, Sayın Karabatı ve belediye yönetimini, ‘ben yaptım oldu’ anlayışı yerine istişare kültürünü benimsemeye, karar alma süreçlerinde şeffaflığı esas almaya ve Karacabeyli vatandaşların hakkını gözetmeye bir kez daha davet ediyoruz”


