24 Ekim Salı;


Eğitimde takke düştü, kel göründü!

Eğitimde takke düştü, kel göründü! Karacabey eğitim camiasından, İlçe Milli Eğitim Müdürü Emin Dingin’e tepki ve sorular var.   Gazetemize gönderdikleri...
Bu Haber 11 Temmuz 2017 07:55 Yayınlandı

Karacabey eğitim camiasından, İlçe Milli Eğitim Müdürü Emin Dingin’e tepki ve sorular var.

 

Gazetemize gönderdikleri maille, ilçe ve ülkedeki eğitim durumu ve Milli Eğitim Müdürü Emin Dingin’in, basında çıkan bazı açıklamaları ile ilgili değerlendirmede bulunan bazı eğitimciler, eğitim sisteminin içler acısı halini ortaya koydular.

 

İlk olarak Emin Dingin’in, TEOG ile ilgili yaptığı açıklamayı değerlendiren eğitimciler, açıklamalarında şu görüşlere yer verdiler; “Daha birkaç hafta önce hepinizin hatırlayacağı gibi, yerel basında İlçe Milli Eğitim Müdürü Emin Dingin’in, ‘Karacabey 3 TEOG birincisi çıkardı’ diye başlayan açıklamalarına yer verilmişti. Bu habere hepimiz çok sevinmiş, eğitim yöneticilerimiz ile gurur duymuştuk. Eğitimin başında bulanan birinin, kalkıp bizlere koskoca bir başarısızlığı başarı diye göstererek, bizleri ve kamuoyunu yanıltmaya çalışacağı aklımızın ucundan bile geçmemişti.

 

Karacabeyliler olarak, müdürümüzün böbürlenerek yapmış olduğu açıklamalar ile eğitimde güzel işler yapılıyor düşüncesine kapılmışken, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yapmış olduğu açıklamalar ile adeta şoke olduk. Neden mi?

 

Çünkü, 2017 yılı TEOG sonuçlarına göre Türkiye’de 17.000 öğrenci tam puan alarak 1. olmuştu. Evet yanlış anlamadınız, tam 17.000 öğrenci bütün sorulara doğru cevap vererek 1. olmuş. Ülkemiz adına güzel bir haber (Her ne kadar birçok kesimden, soruların çok kolay olduğu eleştirisi gelse de)

 

Şimdi gelelim Karacabey’imize. Sayın Milli Eğitim Müdürümüz Emin Dingin’in açıklamalarına göre, TEOG’da birinci olan 17.000 öğrenciden, 3 tanesi 80.000 nüfuslu Karacabey’imizden çıkmış. Müdürümüz bizlere müthiş bir başarı elde ettiğini söyleyerek haber yaptırmıştı. Yani ilçe Milli Eğitim Müdürü, koskoca bir hezimeti başarı olarak göstermişti. Nasıl mı?

 

Çok basit bir hesap yapalım. Türkiye’nin nüfusu yaklaşık 80 milyon. Karacabey’imizin ise nüfusu yaklaşık 80 bin. Yani ülke nüfusunun 1/1000’i Karacabey’de yaşıyor. Dolayısı ile bu 17.000 birincinin en az 17 tanesi Karacabey’den olması gerekiyordu. Bu sayıyı verirken, Karadeniz, İç Anadolu kırsalı, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu gibi eğitim şartları, ilçemiz ile kıyaslanmayacak durumda olan bütün öğrencileri dahil ediyoruz. Kısacası eğitim şartlarını da göz önünde bulunduracak olursak, ilçemizde 25-30 civarında bir öğrencinin tam puan alması gerekiyordu. Tıpkı komşu ilçemiz Mustafakemalpaşa’da 26 öğrencinin 1. olduğu gibi. Ancak ilçemizden 3 öğrenci tam puan aldı. (İlçe Milli Eğitim Müdürünün açıklamalarına göre)

 

Şimdi Soruyoruz! Bu tablonun hesabını, eğitimin başındaki şahısların bu halka izah etmesi gerekmiyor mu? İlçemizdeki okul müdürlerini, çalışmaları ile değil de siyasi görüşü ve sendikası ile değerlendirip, görevden uzaklaştıran, biat etmekten başka vizyonu olmayan müdürleri eğitimin başına getirenler bu tablonun hesabını bu halka vermeleri gerekmiyor mu?

 

Eğitimde liyakat sistemini bitirenlerin, bu başarısızlığın hesabını vermeleri gerekmiyor mu? Sahiden birilerine şirin görünmek için, neredeyse tüm Karacabey’in karşı çıktığı, deha projeniz olan Şehit Bahadır Tayfur İlkokulu’nun bir binasını dönüştürdüğünüz İmam Hatip Ortaokulundan bir tane bile birinci çıkaramadınız mı?

 

Ayrıca İlçe Milli Eğitim Müdürü Emin Dingin’in vermiş olduğu, Karacabey’de 3 öğrenci TEOG ‘da 1. oldu bilgisi de gerçeği yansıtmıyor. Çünkü bilindiği gibi TEOG sınavları iki aşamalı yapıldı. Karacabey’imizde bu iki aşamada soruların tamamını doğru yapıp 1. olan tek bir öğrenci bile bulunmuyor.

 

Ama olsun; Karacabey Ortaokulunda, yapmış olduğunuz dehasal planlama sonucu, 1800 öğrenci yıllardır gecenin karanlığında üst üste eğitim görüyor, kimin umurunda! Yapılan merkezi sınavlarda doğudaki en ücra ilçelerin bile gerisinde kalmışız, kimin umurunda! Kurumların başına, sizin ve siyasilerin dediği her şeye; tamam efendim, olur efendim demekten başka bir vizyonu olmayan müdürleri getirtmişsiniz, kimin umurunda! Ancak, Karacabey’e 3 İmam Hatip Ortaokulu, 2 İmam Hatip Lisesi kazandırdınız, birilerinin çok umurunda!

 

Sayın Emin Dingin, bilmem haberiniz var mı? Mülakat ile atanan donanımlı müdürleriniz, yaptıkları okul tanıtım etkinliklerinde İmam Hatiplere gidecek öğrencilerin; 20 kişilik sınıflarda eğitim yapacağını, servis ve yemek ücretlerini ödemeyeceklerini, TEOG’da belli bir puanın üstüne çıkıp imam hatipleri tercih edecek öğrencilerin her ay düzenli burs alacağını taahhüt ediyorlar.

 

Merak ediyoruz bu ücretleri değerli müdürlerimiz cebinden mi ödeyecek? Yoksa devlet tarafından bu öğrencilere bir ayrıcalık mı sağlanacak? Ekonomik sıkıntıdan dolayı servise binemeyen, karda, kışta, yağmurda Esentepe Mahallesine kadar her gün yürüyerek gidip gelen çocuklardan haberiniz var mı? Bu çocukların da servis ücretlerini karşılamayı düşünüyor musunuz? Yoksa onlar yanlış okul tercih ettikleri için kaderleri ile baş başa mı kalacaklar?

 

Acaba, yaklaşık 1800 öğrencinin gecenin karanlığında, üst üste eğitim görmeye çalıştığı Karacabey Ortaokulu’na, yıllardır bir çözüm getirememe nedeniniz, ailelerin çocuklarını İmam Hatiplere göndermeye mecbur bırakmak istemenizden kaynaklanıyor olabilir mi? sorusu akla gelmiyor değil.

 

Şimdi sizlere birkaç rakam daha vereceğiz!

 

Devletin İmam Hatiplere ayırdığı bütçe: 1 Milyar 720 Milyon TL. Devletin bu ülkenin beyin takımı olan Fen Liselerine ayırdığı bütçe: 109 Milyon TL.

 

İmam Hatip okullarında bir derslikte: 17 öğrenci eğitim alıyor. Anadolu ve Fen Liselerinde bir derslikte: 34 öğrenci eğitim alıyor.

 

Şimdi bu rakamlara baktığımızda, bu ülkenin neden teknoloji üretemediği, temel hak ve özgürlükler konusunda dünya sonuncusu olduğumuzu, hapishanelerimizin neden ağzına kadar dolu olduğunu çok daha net görebiliyoruz.

 

Yanlış anlaşılmasın İmam Hatiplere ayrıcalık tanınıyor diye suç oranı artıyor demiyoruz. Bu ülkenin en zeki çocukları Fen Liselerinde okuyor. Yani ülkemizin beyin takımı, yani ülkemizi geleceğe taşıyacak, ülkemizin kaderini belirlemesi gereken kesim. Ancak bu beyinlere sahip çıkmıyoruz, onlara gerekli yatırımlar yapılmıyor, laboratuarlar açılmıyor, onları 34 kişilik sınıflara mahkum ediyoruz.

 

Sizler bunu yaparak, o imam hatip okullarına giden çocuklara en büyük kötülüğü yapıyorsunuz farkında değilsiniz. Çünkü o masum çocuklara, daha bu yaşta başkasının hakkını yediriyorsunuz. Yani kul hakkı yediriyorsunuz. Çünkü bu ülkenin parasında bütün çocuklarımızın aynı oranda hakkı var. Nasıl bu ülkenin bütün vatandaşları; yok sen imam hatiplisin, yok sen kolejlisin deyip bir ayırım yapmadan, canım ülkem için askere gidip canıyla kanıyla bedel ödüyorsa, otobanlardan, köprülerden geçerken aynı oranda ücret ödüyorsa, şucu bucu diye ayırım yapmadan vergi ödüyorsa, bu ülkenin imkanlarından da bütün vatandaşları eşit bir şekilde yararlandırmak zorundasınız.

 

Eğitimin başındaki insanlar çocuklarımızın geleceğini, dolayısı ile ülkemizin geleceğini belirleyecek kişilerdir. O makamlar keyfi kararlar alacağınız yerler değildir. O makamlar sadece bir kesimi memnun etme yerleri değildir. O makamlar torpil ile gelip oturulacak yerler değildir. O makamlar liyakat ister, adalet ister, bilgi ister, deneyim, vizyon ister. Çünkü, siz o makamlarda babalarınızdan kalan şirketleri yönetmiyorsunuz”

 

 




© Copyright 2013 Tüm Hakları Saklıdır... Eray SARIÇAM