21 Haziran Perşembe


Bu yıl değil seneye satacaklar!

Bu yıl değil seneye satacaklar! CHP Karacabey İlçe Başkanı Ayfer Şahin Çiftçi, satışa çıkarılan 14 şeker fabrikası içerisinde, Susurluk Şeker Fabrikası’nın...
Bu Haber 6 Mart 2018 07:20 Yayınlandı

CHP Karacabey İlçe Başkanı Ayfer Şahin Çiftçi, satışa çıkarılan 14 şeker fabrikası içerisinde, Susurluk Şeker Fabrikası’nın olmamasından dolayı memnuniyet duyduklarını, ancak çiftçi üzerinde oynanan kota oyununun bahane gösterilerek önümüzdeki yıl Susurluk Şeker Fabrikası’nın da satılacağını iddia etti.

 

CHP İlçe Başkanı Ayfer Şahin Çiftçi, konuyla ilgili yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “AKP iktidarı tarafında satışa çıkarılan 14 şeker fabrikasının arasında Susurluk Şeker Fabrikası’nın olmamasını bölge çiftçilerimiz adına memnuniyetle karşılıyoruz. Ancak Belediye Başkanımız ve Ziraat Odası Başkanımızın bu işin siyasi şovunu yapması üzüntü vericidir.

 

Geçtiğimiz yıl yeniden faaliyete başlayan Susurluk Şeker Fabrikası için de Belediye Başkanımız Ali Özkan billboardlara reklamlar vermişti. Sanki Susurluk Şeker Fabrikası diye bir fabrika yoktu da, fabrikayı Ali Özkan yaptırdı. Bırakacaksınız bu reklamları. Mensubu olduğunuz AKP iktidarı çiftçiyi bitirdi. Çiftçinin hali perişan ama siz hala şov peşindesiniz.

 

Susurluk Şeker Fabrikası’nın kotasının 700 bin tona çıktığının müjdesini veriyorsunuz. Geçmiş yıllarda pancar taahhüdü Aralık ayında alınırdı. Şimdi ise Şubat ayında taahhüt alımları başladı. Satılacak mı, çalışacak mı, yoksa bu yıl çalışmayacak mı dedikodularından çiftçimiz yıldı. Taahhütler Aralık ayında alınmayınca ve salçalık domates taahhüt fiyatları bu yıl yükselince, Karacabeyli çiftçilerimiz farklı ekim planlaması yaptı. Herkes domates taahhüdü verdi, çim siparişlerini verdi, mısır tohumlarını bile aldı. İş işten geçtikten sonra ortaya çıkıyorsunuz ve diyorsunuz ki, ‘Pancarda kota 700 bin tona çıktı, haydi pancar ekin’. Böyle bir şey olabilir mi? Münavebeden neden bahsetmiyorsunuz? Şeker pancarının her istenilen tarlaya ekilemeyeceğini bilmiyor musunuz? Pancarın münavebe ile aynı tarlaya 4 yılda bir ekilebildiğini bilmiyor musunuz yoksa işinize mi gelmiyor?

 

 

Olay kısaca şudur. Seneye çıkıp diyeceksiniz ki, Susurluk Şeker Fabrikası’nın kotası 700 bin tona çıktı ama yarısı kadar ekim yapıldı. Çiftçiler pancar ekmedi, fabrika kotasını doldurmadı o nedenle Susurluk Şeker Fabrikası da satılıyor. Taahhütlerin Şubat ayında alınması, kotanın arttırılması, polarla ilgili herhangi bir düzenleme yapılmaması yani poların 14’e sabitlenmemesinden de anlaşılıyor ki, sizin amacınız çiftçiye pancar ektirmek değildir. Seneye Susurluk Şeker Fabrikası’nı satmak için bahane bulmaktır. Üzülerek söylüyorum ki, bu gidişat ile Susurluk Şeker Fabrikası da önümüzdeki yıl satışa çıkarılacaktır. Karacabeyli çiftçilerimizin oynanan bu kirli oyunu görmesi gerekmektedir. Bu oyuna alet olan ve marifetmiş gibi bunun şovunu yapan Belediye Başkanı Ali Özkan ve Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem’e ise ‘Yazıklar olsun’ diyorum.

 

Şeker fabrikaları milli servetimizdir. Cumhuriyetin temel taşlarıdır. Sürekli ‘yerli ve milli’ olmaktan bahseden AKP iktidarı, Türkiye’de sata sata hiçbir şey bırakmamış, özelleştirme şampiyonu olmuş, en sonunda ise gözünü Cumhuriyet ile yaşıt şeker fabrikalarımıza dikmiştir. Şeker pancarımız, nişasta bazlı şeker üreten yabancı sermayeye karşı terk edilmiştir.

 

Şeker fabrikalarının satışının altında yatan gerçekler ise; pancar üreticisini imha etmek, mısır şurubu üreticisi Amerikan firmalarının önünü açmak ve Amerikan ilaç sanayini desteklemektir. Sürekli yerli ve millilikten bahsedenler, baba malını babalar gibi satıyorlar.

 

Cumhuriyet tarihi boyunca zarar etmeyen fabrikalar sizin döneminizde zarar ediyorsa bunun suçlusu pancar üreticisi çiftçi değil, AKP iktidarının beceriksizliği ve nişasta bazlı şeker üreten yabancı firmalara olan düşkünlüğüdür.

 

EBK’yı, SEKA’yı, Süt Endüstrisi Kurumu’nu yok pahasına sattınız. Ülkemizi yurtdışından gelecek hayvana, samana mahkum ettiniz. Cumhuriyet ile yaşıt milli varlığımız Şeker Fabrikalarımızı mirasyedi AKP iktidarına sattırmayacağız. Şeker pancarı üreten çiftçilerimiz ve milyonlarca vatandaşımız bu satışlara büyük tepki göstermektedir. AKP iktidarının cevap vermesi gereken soru şudur, Şeker fabrikalarının satılmasını kim istemektedir?

 

16 yıldır iktidarda olanlar acaba Türkiye’nin herhangi yerine bir tane fabrika yapmışlar mıdır? Kimin malını satıyorsunuz? Milletin malını, milletten izin almadan satamazsınız.

 

 

‘Ey Amerika’ diyerek nutuk atanlar, milli servetlerimizi Amerika’ya peşkeş çekmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak halkımızla birlikte gerekli direnişi göstereceğiz ve fabrikalarımızın satılmasına izin vermeyeceğiz.

 

Türkiye’de şekerdeki stok fazlalığı gerekçe gösterilerek şeker pancarı üretimine kota getirilirken, diğer taraftan kendine yeterliliği halen sağlayamadığımız hatta ithalatçı olduğumuz mısırı hammadde olarak kullanan nişasta bazlı şeker (NBŞ) üretimine geniş olanaklar sunulmuştur. Hammadde olarak mısır kullanan nişasta bazlı tatlandırıcılar doğrudan tüketilememekte, daha çok şekerli ürünler sanayinde girdi olarak kullanılmaktadır.

 

Bu NBŞ lobisi amacına ulaşırsa Türkiye’de şekerpancarı üretimi yerine GDO’lu mısır ithalatı yapılacak ve bir başka küresel dev olan ‘Monsanto, Bayer’ gibi tohum firmaları kazanacak. Bu NBŞ lobisi amacına ulaşırsa AB ülkelerinde ortalama % 1.5, Türkiye’de % 15 olan NBŞ kotası daha yukarılara çıkacak (belki de sınırsız olacak) ve bir başka küresel dev olan CARGILL kazanacak. Bu NBŞ lobisi kazanırsa Türk insanı, obezite, şeker hastalığı ve kanser gibi birçok hastalıkla mücadele edecek ve yine küresel ilaç firmaları kazanacak.

 

Şekerpancarının işlenmesiyle elde edilen ‘şeker’ dünyadaki en sağlıklı şekerdir. Küresel gıda emperyalizmi ile son yıllarda adından sıkça söz edilen Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) ve Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) sağlığa zararlı olduğu tespit edilmiş ürünlerdir.

 

Şekerimizi üretme kararımızı verirken dışarıdan aldığımız mısırın GDO’lu olma ihtimalinin çok yüksek ve NBŞ elde edilmesinde nişastanın parçalanması sırasında kullanılan enzimlerin yurt dışından alındığını, ayrıca genetiği değiştirilmiş bakterilerden elde edildiğini de göz ardı etmemek gerekir.

 

Önce insan mantığını her fırsatta tüm politikalarına yansıtmış olan CHP, Türkiye’nin şeker ihtiyacını ekonomiye katma değer sağladığı ve istihdam yarattığı, hayvansal üretime ciddi olarak kaynak sağladığı, halkının sağlığını ön planda tuttuğu için şekerpancarından sağlamalıdır görüşünü her platformda dile getirecek ve Şeker Fabrikalarının peşkeş çekilmemesi için direnme hakkını kullanacaktır. CHP iktidarında NBŞ kotası AB ülkeleri seviyesine çekilecek, şeker fabrikaları modernize edilecek ve halkın şeker ihtiyacı tamamen şeker pancarından karşılanacaktır”

 

 




© Copyright 2013 Tüm Hakları Saklıdır... Eray SARIÇAM