Cildinizi genç tutmak ister misiniz? « Karacabey Takip Gazetesi

SON DAKİKA
<

Cildinizi genç tutmak ister misiniz?

Bu haber 30 Mart 2021 - 11:15 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Elif Seda Keskin, cildi genç tutmanın yolları hakkında önemli bilgiler verdi.

İşte o bilgiler…

Cildimizde, temelde hücresel döngünün hızı ile doğru orantılı olarak yaşlanır. Ancak bazı yollarla yaşlanmayı yavaşlatarak, cildinizin gençliğini koruyabilirsiniz.

Bazıları 40 yaşındayken henüz 30’unda gösterir, bazılarıysa 40 yaşındayken çok daha yaşlıdır. Nedir peki bunun sebebi? Sadece genetik kalıtımdan mı ibarettir görünümümüz yoksa dış etmenlerle beraber yaşam tarzı ve yaşam koşulları da rol oynar mı?

İşte cevapları…

Yüzdeki sarkmaların, kırışıklıkların, yaşlılık belirtilerinin sebepleri ve çözümleri. Yüz kemiklerinde yaşla beraber görülen kemik kayıplarının sonuçları ve çözümleri.

Yüzünde aynı binaların kolonları gibi, onu ayakta tutan, sarkmasını engelleyen kemikleri vardır. Bilhassa elmacık kemikleri, çene hattı ve şakak bölgeleri yüzün kolonlarıdır. Bu bölgelerde kemikte oluşan aşınma ya da kayıplar, yüzün yavaş yavaş aşağı doğru sarkmasına sebep olur. Altı eriyen zeminden aynı toprak kayması gibi yüzün derisi de kaymaya başlar. Bu kaymayı nazolabial bölgedeki ve çin bıyığı bölgesindeki ve çene hattındaki ligaman adı verilen barajlar önler. Bu sebeple de sarkan cilt bu bölgelerde katlantı şeklinde toplanır. Belli bir müddet sonra dolgularla onarılamayan bölgeleri açmak için cerrahi yöntemlere başvurulmak zorunda kalınır.

Halbuki işi bu seviyeye getirmeden tedbir almak daha kolay ve pratiktir. Yaşlanmayı geciktiren uygulamalardan biri de boşalan hacimleri yine anatomiye uygun olacak şekilde, asla abartmadan, sadece restore ederek doldurmaktır. Yüzün geneli değerlendirildiğinde yaşla beraber ana kemik kolonlarında aşınmalar başlayabilir. Bu volüm kaybı bazen de kilo verimiyle görülebilir. Erken zamanda yapılan müdahalelerde elmacık kemikleri, şakak bölgesi ya da çene hattına müdahalelerle sadece kaybedilen volümü yerine koyarak, çok doğal ve başarılı sonuçlar elde edilebilinir. Dolgu uygulamalarının amacı aslında yüzü şişirmek değil, sadece boşalan volümü takviye ederek yüzü eski destek kolonlarına kavuşturmak, böylece cildin aşağı doğru sarkmasına engel olmaktır. Dolgu uygulaması sonucu elmacık, şakak ve çene hattının doldurulmasıyla daha V shape bir yüz şekli elde edilirken, aynı zamanda yüze lifting verilerek çin bıyıklarının ve nazolabial olukların hafifletilmesi sağlanır. Böylece yüzün volüm kaybı sebebiyle sarkma süreci yavaşlatılmış olunur.

KOLLAJEN KAYBININ SONUÇLARI VE ÇÖZÜMLERİ

20’li yaşların sonunda 30’ların başında cildimizde kollajen kırılmaları başlar. Aynı zamanda kollajenin yeniden üretimi de azalır ya da durur. Bu kayıp devam ettikçe elastikiyet kaybı baş gösterir. Elastikiyetin kaybolmasıyla yüzdeki deri kalitesi bozulur. Cilt sarkmaya başlar. Çene kenarından aşağı doğru gevşeyen cilt öncelikle nazolabial oluklarda ve çin bıyıklarında toplanıp katlantılara sebep olarak, yüzde yaş alma belirtileri oluşturur. Hemen herkeste görülen bu kollajen kaybını, gerekli zamanlarda yerine koymak mümkündür. Belirli aralıklarla direk cilde uygulanan kollajen aşıları, zamanla var olan kayıpları yerine koyar. Aynı zamanda yüze lifting etkisi ve nem vererek canlılığı, dinçliği korur. Yine zaman içerisinde gözeneklenme ve lekelenme problemi başlayan ciltleri erken zamanda yapılan takviyeler ile tedavi eder.

GÜNEŞ MARUZİYETİ SONUCU ZAMANLA CİLT YORGUNLUĞU, LEKELENME ARTIŞI VE ÇÖZÜMLERİ

Yaşla beraber elbette maruz kalınan güneş miktarı da artmaktadır. Güneş vücudumuzda birçok faydalı fiziksel üretime sebep olurken bir yandan da cildi kurutması ve ozon tabakasındaki delinmeler sebebiyle bize ulaşan UV ışınlarıyla pigment sentezimizi etkileyerek zararlı etkiler oluşturmaktadır. Zamanla ciltte lekelenme ve renk eşitsizliği meydana gelir. Bu da dışarıdan bakıldığında cilt kalitesini oldukça düşürür. Güneş maruziyeti sonucu oluşan ince kırışıklıkların ve yüzdeki renk dalgalanmasının önüne geçmek bazı mezoterapi uygulamalarıyla mümkündür. Doğru seçilen karışımlar ile cilt nemlendirilirken ince kırışıklar önlenmiş olur , aynı zamanda çeşitli vitamin ve mineral uygulamaları ile de pigmentasyon farkının önüne geçilerek canlı ve tek renk bir cilt elde edilebilir.

CİLTTE HYALÜRONİK ASİT VE SU KAYBININ SONUÇLARI VE ÇÖZÜMLERİ

Ciltte su kaybının başlamasıyla ilk belirti olarak kuruluk ortaya çıkar. Kuruluk zemininde yapılan mimik hareketleri zamanla yerleşik kırışıklık halini alır. Bu sürecin ilerlemesiyle kişi mimik yapmazken bile, bu ince kırışıklıklar bilhassa ağız çevresinde belirgin bir şekilde var olurlar. Bu da kişiye yaşlı bir görünüm verir. Bu gibi ince kırışıklıkların önüne geçmek amacıyla 30’lu yaşların hemen başında cildin nem kaybı hissedildiği gibi, hemen saf hyalüronik asit takviyelerine başlamak gerekir. Kişiye özel seçilecek nem aşıları ya da gençlik aşıları ile cilde olması gereken nem geri kazandırılır.

ALIN KIRIŞIKLIKLARI, KIZMA ÇİZGİLERİ, KAZ AYAKLARI OLUŞUM SEBEPLERİ VE ÖNÜNE GEÇMENİN YOLLARI

Hemen herkesin duygusal tepkisi olarak mimikleri bulunur. Yüz mimiklerimiz genel olarak kaz ayaklarıyla gülme, kaşlarımızı çatarak kızma, alnımızı kırıştırarak ta şaşırma şeklindedir. Gençken aktif kullandığımız mimiklerimizin bize hiçbir zararı yoktur. Ancak yaş aldıkça mimik yapmadığımız halde kızma çizgimiz, kaz ayaklarımız, alındaki çizgilerimiz kalıcı olmaya başlar. Bu da mimik yapmazken bile kızma ya da yorgunluk ifadesine neden olur. Oluşan tüm kırışıklıklar da karşıdan bakıldığında yaşlılık göstergesi olarak değerlendirilir.

Halbuki bu kırışıklık daha oluşmadan, oldukça pratik bir yöntem olan botoks uygulamalarıyla engellenebilir. Botoks uygulamaları kırışıklıkların önlenmesinde oldukça başarılı olduğu gibi aynı zamanda şakak bölgesinde ve alında minimal gerilmeye de sebep olarak yüzü yukarı taşımakta ve oldukça fresh ve genç bir görünüm sağlamaktadır.

Yukarıda bahsettiğimiz tüm uygulamalar aslında oldukça pratik ve kişinin sadece 3 ya da 6 ayda bir kendine ayıracağı 15 dakikalık müdahaleler ile mümkündür. Üstelik kısa süreli bu müdahaleler sonucu yaşlanma süreci oldukça ertelenebilir. Anlaşılacağı gibi genç görünmek sadece genetik miras değildir. Eğer cildinize ve kendinize kısa süreler ayırırsanız geçkin yaşlarda bile çok daha taze, çekici ve canlı bir yüze, yüksek cilt kalitesine sahip olabilirsiniz.