Kanayan dişler tehlikenin belirtisi olabilir! « Karacabey Takip Gazetesi

SON DAKİKA
<

Kanayan dişler tehlikenin belirtisi olabilir!

Bu haber 11 Aralık 2020 - 16:41 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Dişleri çevreleyen dişeti ve diş köklerini saran alveol kemiklerinde farklı neden ve etkenlerle oluşan hastalıklar ağız bakımı doğru yapılmaması, sigara kullanımı gibi sebeplerden ortaya çıkıyor.

Özel Hayat Hastanesi Uzm. Dt. Emin Adil, tedavi edilmediğinde geri dönüşü olmayan kayıplar yaşanmasına sebep olan bu rahatsızlıkları önlemek için günlük diş bakımı ve düzenli kontrollerin önemli olduğunu söyledi.

Periodontolojiyi dişleri çevreleyen dokuların sağlığıyla ilgilenen bir bilim dalı olarak tanımlayan Özel Hayat Hastanesi Periodontoloji ve İmplantoloji Uzmanı Dt. Emin Adil, bu dokularda oluşan hastalıklara periodontal hastalıklar dendiğini ifade etti.

Dişetinin, dişin ağız içindeki bütünlüğünü oluşturan ve onu destekleyen organ olduğunu belirten Dt. Adil, sağlıklı dişetinin açık pembe renkte, dişe ve kemiğe sıkıca yapışık olduğunu dile getirdi.

Dişteki birikintiler iltihabın en önemli sebebi

Ağız bakımı düzgün yapılmadığında, dişlerin üzerlerinde ve aralarında yiyecek artıkları ile dental bakteriyel plak eklentileri biriktiğini kaydeden Dt. Adil, bu birikintilerin dişeti iltihaplarının başlıca sorumlusu olduğunu vurguladı. Dt. Adil, “Sigara, sistemik hastalıklar, ilaçlar, stres ve beslenme gibi diğer unsurlar da dişeti sağlığını etkileyebilir” dedi.

Periodontal hastalıkların diş eti iltihabı (gingivitis) ile başladığını ifade eden Dt. Adil, “Bu hastalıkların ilk belirtisi fırçalamada kanamadır. Gingivitis tedavi edildiğinde iltihapta iyileşme görülür. Ancak bu rahatsızlık tedavi edilmediğinde iltihap süreci ilerleyerek dişleri destekleyen alveolar kemikte geri dönüşsüz kayıplar oluşturabilir” diye konuştu.

Hastalığın ilerleyen seviyelerinde diş-dişeti arasında ‘periodontal cep’ denilen derin patolojik bir boşluk oluştuğunun altını çizen Dt. Adil, bunun bulgularını ise şöyle sıraladı; “Diş fırçalama sırasında veya spontan kanama, kırmızı, şiş ve hassas dişetleri, dişlerden kolaylıkla ayrılabilen, uzaklaşan diş etleri, kötü ağız kokusu, dişeti çekilmesi, dişetlerinde iltihabi akıntı, dişler arasında aralıkların oluşması (diastema) ve dişlerde sallanma periodontal hastalıkların bulgularıdır”

Dişeti hastalıklarının farklı sebepleri var

Dişeti hastalıklarının farklı sebeplerinin olduğuna dikkat çeken Özel Hayat Hastanesi Uzm. Dt. Emin Adil, “Hatalı veya sert fırçalama, sigara kullanımı, ergenlik, hamilelik ya da menapoz döneminde yaşanan hormonal değişimler ile sistemik hastalıklar periodontal hastalıklarda şiddetlenmeler yaratabilir” şeklinde konuştu.

Tedavi yöntemleri

Periodontal hastalıkların erken dönemde çoğunlukla cerrahi olmayan yaklaşımlar ile tedavi edildiğini dile getiren Dt. Adil, “Hastalığın başlangıç evresindeki tedavide diş taşı temizliği yapılır, oral hijyen eğitimi verilir ve yemek artıkları ile plağın birikmesini sağlayan retansiyon alanları kaldırılır. Bu tedavi ile dişetlerinde iltihabı azaltarak, iltihaba sebep olan mikroorganizmalar ortamdan uzaklaştırılır” dedi.

İlerlemiş dişeti iltihaplarında cerrahi tedavinin gerektiğini vurgulayan Dt. Adil, “Felp operasyonuyla inflamasyon ve enfeksiyon odakları ortadan kaldırılarak periodontal dokular sağlığına kavuşturulur. Gingivektomi ve gingivoplasti ile de dişeti gülümsemesine sebep olan rahatsızlığın, dişetinin belli miktarda kesilmesiyle tedavisi gerçekleştirilir” ifadelerini kullandı.

Dişeti çekilmesi tedavilerinin, başlangıçta etkeni ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu belirten Dt. Adil, “Sonrasında sert damak bölgesinden elde edilen bağ dokusuyla açığa çıkmış kök yüzeyinin kapatılıp, dişetlerinin kalınlaştırılarak ve pembe estetiği sağlanır” dedi.

Dt. Adil, implant tedavisinin eksik dişlerin tamamlanmasında kullanılan en ideal yöntem olduğuna işaret ederek, bu yöntemin diğer tedavilere göre en önemli avantajının, hem komşu dişlerin kesilmesini gerektirmemesi hem de hastanın sabit bir proteze sahip olması olduğunu kaydetti.

Özel Hayat Hastanesi Uzm. Dt. Emin Adil, sözlerini şöyle tamamladı; “Periodontal hastalıkların önlenmesinde bakteriyel plağın diş fırçası ve diş ipi kullanarak uzaklaştırmak çok büyük önem taşımaktadır. Doğru fırçalama yöntemi ve doğru fırça kullanımı en az fırçalama sıklığı kadar önemlidir. Diş hekimine 6 ay-1 yılda bir düzenli gidilerek kontrollerin yaptırılması gereklidir. Günlük ağız bakımı diş taşlarının oluşumunu en az seviyede tutabilir. Fakat tamamen önleyememektedir. Yapılacak diş taşı temizliği fırçayla temizlenemeyen sert eklentilerin kaldırılmasını sağlar ve ileride oluşacak periodontal yıkımların ve diş kayıplarının önüne geçilebilir”