Belediyespor yönetimi profesyonel olamadı! « Karacabey Takip Gazetesi

SON DAKİKA

Belediyespor yönetimi profesyonel olamadı!

Bu biyografi 26 Temmuz 2019 - 5:00 'de eklendi ve 391 kez görüntülendi.

 

Geçtiğimiz günlerde kaleme aldığım yazıda, 3 yılda sadece 1 basın toplantısı düzenleyen Karacabey Belediyespor’un ne kadar amatörce yönetildiğini yazmış ve Karacabey Belediyespor’a n’olduğunu sormuştum.

 

Bunun üzerine basın toplantısı düzenleyen Karacabey Belediyespor Kulüp Başkanı Uğur Koçak, gündeme gelen kulübün satışıyla ilgili konulara ve sorduğum sorulara cevap ver(eme)di!

 

Ver(eme)di yazdım çünkü Başkan Koçak, profesyonel bir yönetim olamadıklarını kabul ettiği için bazı sorularıma cevap veremedi. Bazılarına içtenlikle cevap verdi, bazı konularda ise kendisine tercüman olduğumu söyledi. Onlarda bende kalsın.

 

Öncelikle gelelim satış işine. Başkan Koçak, kulübün yüzde 50 hissesinin Bursalı bir işadamına satılmak üzere olduğunu fakat son anda karşı tarafın ailevi sorunları yüzünden iptal olduğunu söyledi. ‘Olsaydı iyi olacaktı’ diye de ekledi. Koçak, “İşte o zaman kulüp profesyonel bir yönetime bürünecek ve seninde belirttiğin ve cevap veremediğimiz sorulara cevap alabilecektin” dedi.

 

Şuan yönetim dahi yok kulüpte. Başkan Koçak haber bekliyor bazı işadamlarından hatta lafa gelince mangalda kül bırakmayanları da davet ediyor desteğe!

 

Bundan önceki yönetimleri gördük, deplasmana gitmeyen, cebinden para çıkmayan, evindeki maçları kaybedince ona buna saldıran, hep ön planda olan ama hiçbir işe yaramayan. Tabi bazılarını tenzih ederek söylüyorum bunu.

 

Başkan Koçak’a onu soruyorum ‘haklısın’, bunu soruyorum ‘ne diyeyim’ diye cevap veriyor. Tabi şunu da ekliyor; “Profesyonel bir yönetim olamadık”

 

İşte bende yıllardır onu söylüyorum, her parayı veren düdüğü çalmaya kalkarsa, para vermeden her yerde ön plana çıkarsa olacağı buydu. Neyse Başkan Koçak bunu geç de olsa anlamış bari. En azından bunu dürüstçe söylüyor.

 

Ben yine kendisine 2 yıl önceki basın toplantısında söylediklerimi söyledim. O da bunun profesyonel bir yönetimle olabileceğini, onun içinde yüzde 50 hissenin profesyonel bir şirkete satılması gerektiğini söyledi. Tabi, istediği gibi bir yönetim oluşturulabilinirse o zamanda bunun olabileceğini söyledi. Yoksa yine aynı tas aynı hamama devam!

 

Bence yine aynısı olacaktır. Yada yönetim bile kurulamayarak Karacabey Belediyespor kaderine terk edilecektir. Burada iş, atarken mangalda kül bırakmayan işadamlarına düşüyor. Girin yönetime sahip olun şu takıma. Ama deplasmana da gidin, taraftarda götürün, evinizde oynadığınız maçlarda da edebinizle oturup izleyin, deplasmanda nasıl ağırlanmak istiyorsanız öyle davranın misafir takıma. Yoksa işte deplasmana falan gidemezsiniz böyle!

 

Neyse ben bu görüşmede Uğur Başkandan istediğim cevapları tam olarak alamasam da, ‘aramızda kalsın’ diyerek söylediklerinden yola çıkarak kendisinin yalnız bırakıldığına kanaat getirdim. Birçok deplasmana tek başına giden bir başkanın Karacabey’deki maçlarda etrafında bulunanlara bakınca zaten her şey ortaya çıkıyor.

 

Şimdilik bu kadarla yetinelim, anlaması gerekenler zaten çok şey anlamıştır bu yazıdan. Fazla yazıp küçük insanları büyütmeyelim!

 

Ben Uğur Başkana eleştirilere açık olduğundan ötürü teşekkür ediyorum. Ama şunu da belirtmek isterim ki, yine çok para verip golcü diye top yerine hakemle oynayan, söven futbolcuları almaya ve bunları göz göre göre oynatmaya devam ettiğiniz sürece ben yine eleştireceğim. O takıma bir tane Karacabeyli futbolcu bulamıyorsanız yine eleştireceğim. Taraftarla kavga içinde olursanız, basını görmezden gelirseniz yine eleştireceğim.

 

Bazı ufak işleri yapmak için çokta profesyonel bir yönetime sahip olmanız gerekmez. İşi bilene görev verin yeter, o zaman zaten gerisi gelir. Saygılar…

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Karacabeyspor n’oldu?

  3 yıl önce Nilüferspor’un satın alınmasıyla 3’üncü Lige çıkan Karacabeyspor, ilk sezon son maçla ligde kalmıştı. Sezon sonrası ilk ve son(!) basın toplantısını düzenleyen yönetim, basın mensuplarından adeta destek istemişti. Birde şunu demişlerdi; “İlk sezon amatördük ama bu sezon sizinde desteğinizle başarılı ve profesyonel bir yönetim olacağız”   Oldular mı, asla!   O gün basın toplantısında kendilerine neler yapmaları gerektiğini söylemiştik. Bizlerin her zaman yanlarında olduğunu söylemiştik. Ama noldu, aynı tas aynı hamam. Burunlarından kıl aldırmayan yöneticiler, basını görmezden gelmeye devam ettiler. Buda yetmedi taraftarla kavga içine girdiler. Buda yetmezmiş gibi birde bazı fabrika isimlerini afişe yazdırı…

PKK değil Osmanlı bayrağı!

Birkaç gündür Karacabey’in gündemini meşgul eden konu, malumunuz Soğan Pazarı’nda çekilen Osmanlı bayrağı.   Ben olayı ilk duyduğum andan itibaren konuya tarafsız, bir o kadar da mantıklı yaklaşmaya çalıştım.   Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, Türkiye Cumhuriyeti’nde geçtiğimiz günlerde göndere çekilen sözde Kürdistan bayrağının yanında bu konu pekte önemli değil bence. Sonuçta mevzu bahis olan bayrak Osmanlı bayrağı. PKK paçavrası değil!   Ben başta da dediğim gibi konuya tarafsız baktım. Çünkü bu olayın kasıtlı yapıldığına inanmadım. İnanmadım çünkü, böylesi bir ortamda, referandum sürecinde bir AKP’li belediyenin bunu bilinçli olarak yapacağını hiç aklım almadı. Çünkü bunu yapması, ayağına…

Yakışmadı Ali Reis!

Hatırlarsanız, 10 Aralık Cumartesi günü İstanbul’da yapılan hain saldırı sonucu şehit olan 36 polisimiz için Karacabey Belediyesi hemen harekete geçerek, ertesi gün Cumhuriyet Alanı’nda mevlid-i şerif okuttu. Belediye Başkanı Ali Özkan, beraberindekilerle birlikte Karacabey Emniyet Müdürünü de ziyaret ederek başsağlığı diledi ve yanlarında olduklarının mesajını verdi.   Peki ne değişti?   Bunu da hatırlarsınız, geçtiğimiz Cumartesi günü Kayseri’de askerlerimize yönelik düzenlenen hain saldırı sonucu 14 askerimiz şehit oldu. Peki, şehit polisine mevlid-i şerif okutan, emniyet müdürüne ziyarete giden Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan, bu kahraman 14 şehidimiz için neden mevlid-i şerif okutmadı. Polis bizim polisimiz de, asker bizim …

Yangın var şoför yok!

Geçtiğimiz Pazar gecesi, Abdullahpaşa Mahallesi 39 sokakta bir evde yangın çıktı. Allah’tan yangının daha başıyken durumu fark eden polis ekipleri, hemen itfaiyeye haber vererek, sokağı boşalttı. Allah’tan diyorum çünkü yangın büyüdükten sonra fark edilseydi mahalle yanardı!   İlk önce bu iki polis memurunu kutlamak istiyorum. Dikkatleri sayesinde facianın eşiğinden dönüldü. Yangın büyümüş olsaydı çok sayıda eve de sıçraması kaçınılmazdı.   Gelelim yangına. Polis ekiplerinin haber vermesiyle olay yerine gelen itfaiye aracında merdiven yok. Ama baktığımız zaman itfaiye erleri elinden geleni fazlasıyla yapmaya çalışıyor. Onlara diyecek lafım yok. İmkan neyse onu kullanacaklar.   Peki itfaiyenin araç sayısı kaç? Bildi…

Başkan Özkan yolunu şaşırdı!

Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan, geçtiğimiz Çarşamba günü Bursa Sheraton Hotel’de çok sevdiği Bursa basınıyla yine bir araya geldi ve ne alakaysa Karacabey’i onlara anlattı! Yine diyorum çünkü Karacabey basınıyla 2 yılda 2 kez bir araya gelen Özkan, geçtiğimiz Mayıs ayında da Almira Hotel’de yine çok sevdiği Bursa basınıyla bir araya gelmiş ve onlara leylekleri anlatmıştı! Hatta toplantının başında Bursa basınını yerlere göklere sığdıramayan başkan Özkan, kendisine destek vermek için toplantıya katılan Karacabey basınını ağzına bile almamıştı.   Şunu belirtmeden geçemeyeceğim, biz Ali Özkan’ın önceki Bursa toplantısındaki Karacabey basınını görmezden gelen tutumu ve konusu Karacabey olan toplantıyı Karacabey yerine Bursa…

Hak yiyiciler iş başında!

Eğitimde camiasında başarılı eğitimcilerin hakları yenmeye devam ediliyor. Peki bu hakları kim yiyor? Tabi ki kendini bilmez siyasiler ve yalaka eğitimciler!   Bu yapılırken siyasilerin amacı ‘bizden olsun’, yalakaların amacı ise ‘koltuk benim olsun’.   Yahu müdürün, öğretmenin o sendikadan, bu sendikadan olmasına değil de, başarılı olup olmadığına bakmayı ne zaman öğreneceksiniz ve bu hak yemeyi ne zaman bırakacaksınız ey siyasiler.   Peki siz sendika değiştirip koltuk kapma sevdasında olan ey yalaka eğitimciler, ya siz ne zaman öğreneceksiniz siyaset değil de eğitimcilik yapmayı. Ne zaman bırakacaksınız koltuk uğruna sendika değiştirmeyi, siyasi parti kongrelerinde gezip ardından haksız yere bir yerlere gelmeyi!   …

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ