PKK değil Osmanlı bayrağı! « Karacabey Takip Gazetesi

SON DAKİKA

PKK değil Osmanlı bayrağı!

Bu biyografi 21 Mart 2017 - 10:44 'de eklendi ve 7.234 kez görüntülendi.

Birkaç gündür Karacabey’in gündemini meşgul eden konu, malumunuz Soğan Pazarı’nda çekilen Osmanlı bayrağı.

 

Ben olayı ilk duyduğum andan itibaren konuya tarafsız, bir o kadar da mantıklı yaklaşmaya çalıştım.

 

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, Türkiye Cumhuriyeti’nde geçtiğimiz günlerde göndere çekilen sözde Kürdistan bayrağının yanında bu konu pekte önemli değil bence. Sonuçta mevzu bahis olan bayrak Osmanlı bayrağı. PKK paçavrası değil!

 

Ben başta da dediğim gibi konuya tarafsız baktım. Çünkü bu olayın kasıtlı yapıldığına inanmadım. İnanmadım çünkü, böylesi bir ortamda, referandum sürecinde bir AKP’li belediyenin bunu bilinçli olarak yapacağını hiç aklım almadı. Çünkü bunu yapması, ayağına sıkması olurdu.

 

Neyse süreci sessizce takip ettim ve sonunda tamda düşündüğüme yakın bir sonuç ortaya çıktı. Benim düşüncem, Sanayi Sitesi’nin orada bulunan Türk devletlerine ait bayrakların yenilenmesi sırasında, çevre yolunda bulunan bayraklarında değiştirilmek istenmesi ve bu sırada yanlışlıkla bu bayrağın göndere çekilmesi yönündeydi. Tahminim doğru çıkmasa da, yaptığım araştırmada, buna yakın bir sonuç çıktı ortaya.

 

Olay, bir belediye görevlisinin, belediyeye ait alanlardaki bayrakları kontrol ederken, Soğan Pazarı’nda bulunan bayrağın yıpranmış olduğunu fark etmesi üzerine bunu değiştirmesiyle ortaya çıkıyor.

 

Aslında olay tamamen duygusal. Bayrağı değiştirmek için Zabıta Müdürlüğü’nde ki dolaplarda bulunan Türk bayraklarından birini alan bu görevli, bayrağı açıp bakmadan ipe bağlayarak göndere çekiyor. Aynı anda yanında bulunan belediye bayrağını da değiştiriyor. Ardından da olay yerinden ayrılıyor.

 

Her şeyden habersiz bu görevli, yaklaşık 15 dakika sonra olup bitenden haberdar oluyor. Bir belediye görevlisinin kendisini arayarak yanlış bayrak çektiğini söylemesi sonrası olaydan haberdar olan bu kişi, olay yerine giderek yaptığı yanlışı görüyor.

 

Yaşanan bu gelişmenin ardından doğal olarak oklar Belediye Başkanı Ali Özkan’a çevrildi. Birileri çıktı kaymakamlığa suç duyurusunda bulundu. Birileri çıktı Başkan Özkan’ın istifasını istedi. Birileri çıktı bu yanlışı yapanın görevine son verilmesini istedi.

 

El insaf. Siz benim kadar belediyeyi eleştirmeye yüreği yetmeyen insanlar, şimdi çıkıp neyin şovunu yapıyorsunuz. Ben burada kesinlikle bu işi Ali Özkan’ın yaptırdığına inanmıyorum. O kadar da değil. Eğer ki bu işi Ali Özkan yaptıracak olsaydı, emin olun ki oraya 3 Hilal’i astırırdı sizde bununla gurur duyardınız!

 

Kesinlikle ortada bir yanlış var ve bunu yapanda her şeyden habersiz bir gariban belediye görevlisi. Ben olaya elimi vicdanıma koyarak bakıyorum. Baktığım zaman da ortaya bu çıkıyor. Bakın Başkan Özkan’ın üstüne gideceğim diye garibanın ekmeği ile oynamayın. Başkan Özkan’ın üstüne gitmek istiyorsanız başka malzeme bulun.

 

Eğriye eğri, doğruya doğru demesini bilin. Ali Özkan’ı karalamaya çalışırken, insanların ekmeğiyle oynamayın. Bakın yine söylüyorum, yeri geldi mi Ali Özkan’ı herkesten çok eleştiren biriyimdir şu Karacabey’de. Yaptığı yanlışları yazmaktan çekinmem, doğrularına doğru demeyi de bilirim. Ama bu yanlışın Ali Özkan’la bir ilgisi yok. O yüzden şimdi birileri bu yazımı okuduktan sonra başlayacak zırvalamaya. Varsın zırvalasın, işte tarafsızlık tam da burada başlıyor. Benim vicdanım rahat. Ortada yapılan bir yanlış var. Yanlışta, yanlışlıkla yapılan bir yanlış ve bu yüzden çoluğu, çocuğu perişan olabilecek bir de belediye çalışanı var ortada. Sizde elinizi vicdanınıza koyun ve ona göre davranın. AKP zihniyeti ile hareket edip insanları ekmeğinden etmeyin. Saygılar…

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Belediyespor yönetimi profesyonel olamadı!

  Geçtiğimiz günlerde kaleme aldığım yazıda, 3 yılda sadece 1 basın toplantısı düzenleyen Karacabey Belediyespor’un ne kadar amatörce yönetildiğini yazmış ve Karacabey Belediyespor’a n’olduğunu sormuştum.   Bunun üzerine basın toplantısı düzenleyen Karacabey Belediyespor Kulüp Başkanı Uğur Koçak, gündeme gelen kulübün satışıyla ilgili konulara ve sorduğum sorulara cevap ver(eme)di!   Ver(eme)di yazdım çünkü Başkan Koçak, profesyonel bir yönetim olamadıklarını kabul ettiği için bazı sorularıma cevap veremedi. Bazılarına içtenlikle cevap verdi, bazı konularda ise kendisine tercüman olduğumu söyledi. Onlarda bende kalsın.   Öncelikle gelelim satış işine. Başkan Koçak, kulübün yüzde 50 hissesinin Bursalı bir işadamın…

Karacabeyspor n’oldu?

  3 yıl önce Nilüferspor’un satın alınmasıyla 3’üncü Lige çıkan Karacabeyspor, ilk sezon son maçla ligde kalmıştı. Sezon sonrası ilk ve son(!) basın toplantısını düzenleyen yönetim, basın mensuplarından adeta destek istemişti. Birde şunu demişlerdi; “İlk sezon amatördük ama bu sezon sizinde desteğinizle başarılı ve profesyonel bir yönetim olacağız”   Oldular mı, asla!   O gün basın toplantısında kendilerine neler yapmaları gerektiğini söylemiştik. Bizlerin her zaman yanlarında olduğunu söylemiştik. Ama noldu, aynı tas aynı hamam. Burunlarından kıl aldırmayan yöneticiler, basını görmezden gelmeye devam ettiler. Buda yetmedi taraftarla kavga içine girdiler. Buda yetmezmiş gibi birde bazı fabrika isimlerini afişe yazdırı…

Yakışmadı Ali Reis!

Hatırlarsanız, 10 Aralık Cumartesi günü İstanbul’da yapılan hain saldırı sonucu şehit olan 36 polisimiz için Karacabey Belediyesi hemen harekete geçerek, ertesi gün Cumhuriyet Alanı’nda mevlid-i şerif okuttu. Belediye Başkanı Ali Özkan, beraberindekilerle birlikte Karacabey Emniyet Müdürünü de ziyaret ederek başsağlığı diledi ve yanlarında olduklarının mesajını verdi.   Peki ne değişti?   Bunu da hatırlarsınız, geçtiğimiz Cumartesi günü Kayseri’de askerlerimize yönelik düzenlenen hain saldırı sonucu 14 askerimiz şehit oldu. Peki, şehit polisine mevlid-i şerif okutan, emniyet müdürüne ziyarete giden Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan, bu kahraman 14 şehidimiz için neden mevlid-i şerif okutmadı. Polis bizim polisimiz de, asker bizim …

Yangın var şoför yok!

Geçtiğimiz Pazar gecesi, Abdullahpaşa Mahallesi 39 sokakta bir evde yangın çıktı. Allah’tan yangının daha başıyken durumu fark eden polis ekipleri, hemen itfaiyeye haber vererek, sokağı boşalttı. Allah’tan diyorum çünkü yangın büyüdükten sonra fark edilseydi mahalle yanardı!   İlk önce bu iki polis memurunu kutlamak istiyorum. Dikkatleri sayesinde facianın eşiğinden dönüldü. Yangın büyümüş olsaydı çok sayıda eve de sıçraması kaçınılmazdı.   Gelelim yangına. Polis ekiplerinin haber vermesiyle olay yerine gelen itfaiye aracında merdiven yok. Ama baktığımız zaman itfaiye erleri elinden geleni fazlasıyla yapmaya çalışıyor. Onlara diyecek lafım yok. İmkan neyse onu kullanacaklar.   Peki itfaiyenin araç sayısı kaç? Bildi…

Başkan Özkan yolunu şaşırdı!

Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan, geçtiğimiz Çarşamba günü Bursa Sheraton Hotel’de çok sevdiği Bursa basınıyla yine bir araya geldi ve ne alakaysa Karacabey’i onlara anlattı! Yine diyorum çünkü Karacabey basınıyla 2 yılda 2 kez bir araya gelen Özkan, geçtiğimiz Mayıs ayında da Almira Hotel’de yine çok sevdiği Bursa basınıyla bir araya gelmiş ve onlara leylekleri anlatmıştı! Hatta toplantının başında Bursa basınını yerlere göklere sığdıramayan başkan Özkan, kendisine destek vermek için toplantıya katılan Karacabey basınını ağzına bile almamıştı.   Şunu belirtmeden geçemeyeceğim, biz Ali Özkan’ın önceki Bursa toplantısındaki Karacabey basınını görmezden gelen tutumu ve konusu Karacabey olan toplantıyı Karacabey yerine Bursa…

Hak yiyiciler iş başında!

Eğitimde camiasında başarılı eğitimcilerin hakları yenmeye devam ediliyor. Peki bu hakları kim yiyor? Tabi ki kendini bilmez siyasiler ve yalaka eğitimciler!   Bu yapılırken siyasilerin amacı ‘bizden olsun’, yalakaların amacı ise ‘koltuk benim olsun’.   Yahu müdürün, öğretmenin o sendikadan, bu sendikadan olmasına değil de, başarılı olup olmadığına bakmayı ne zaman öğreneceksiniz ve bu hak yemeyi ne zaman bırakacaksınız ey siyasiler.   Peki siz sendika değiştirip koltuk kapma sevdasında olan ey yalaka eğitimciler, ya siz ne zaman öğreneceksiniz siyaset değil de eğitimcilik yapmayı. Ne zaman bırakacaksınız koltuk uğruna sendika değiştirmeyi, siyasi parti kongrelerinde gezip ardından haksız yere bir yerlere gelmeyi!   …

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ