Türk Milliyetçilerini rahmetle anıyoruz « Karacabey Takip Gazetesi

SON DAKİKA

Türk Milliyetçilerini rahmetle anıyoruz

Bu haber 03 Mayıs 2014 - 13:26 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Karacabey Ülkü Ocakları Başkanı Hasan Satıcı, “3 Mayıs Dünya Türkçülük Günü” dolayısıyla bir açıklamada bulundu.

 

Başkan Satıcı, “Türklük Bayrağını her türlü fırtınaya karşı dalgalandırmayı kendilerine hayat felsefesi edinmiş ülkü devleri, başta Başbuğumuz Merhum Alparslan Türkeş, Nihal Atsız, arkadaşları ve birçok Türk Milliyetçisini rahmet ve minnetle anıyoruz.” ifadelerine yer verdiği açıklamasında,

 

“3 Mayıs Türkçülük Günü, 70 yıl önce Türk milletinin yiğit sesi Hüseyin Nihal Atsız’ın, Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki komünist yapılanmayı ve Türk kültürüne yabancılaşmayı eleştiren Orkun Dergisi’ndeki yazıları üzerine Sebahattin Ali tarafından açılan davaya tepki gösteren binlerce yiğit Türkçü gencin tutuklanması ve işkence görmesi üzerine, Türkçü düşüncenin aksiyoner hale gelişinin başlangıcıdır.

3 Mayıs Türkçülük Gününüzü kutluyor, başta büyük önder Atatürk olmak üzere Türk milliyetçiliğine hizmet etmiş, çilesini çekmiş bütün büyüklerimizi minnet ve şükranla anıyoruz” dedi.

 

001-ocak-3-may-002

 

3 Mayıs Türkçülük Günü

 

Türkçülük Günü, 3 Mayıs 1944 tarihinin anıldığı gün. Irkçılık-Turancılık davasının gerekçelerinden biri olarak gösterilen Hüseyin Nihal Atsız – Sabahattin Ali davasının 3 Mayıs 1944 tarihli duruşmasından sonra yaşanan ‘Ankara Nümayişi’ni anmak amacıyla, ilk defa 3 Mayıs 1945 tarihinde Tophane Askerî hapishanesinde Nihal Atsız, Zeki Velidi Togan, Nejdet Sançar ve Reha Oğuz Türkkan başta olmak üzere 10 mahkûm tarafından kutlanmıştır. Daha sonraki senelerde de devam eden toplantılar Türkçülük Günü (Bayramı) adını almıştır.

 

Tarihsel gelişimi ise şöyledir. Sovyetler Birliği’nin Almanlara karşı üstünlük sağlamaya başladığı 1942 yılının sonunda Türkiye’de Faris Erkman imzalı ‘en büyük tehlike’ adlı bir broşür yayınlandı. Broşür, Türkiye’nin Nazi Almanyası’yla birlikte savaşa girerek Sovyetler Birliği’ndeki Türk kökenli halkları ‘Büyük Türkiye’ çatısı altında toplamayı amaçlayan faşist propagandanın tehlikesine dikkat çekiyordu. Broşürde dönemin faşist dergileri bozkurt, gök-börü, çınaraltı, ergenekon ve dönemin faşist ideolog ve eylem adamları olan Nihal Atsız, Yusuf Ziya Ortaç, Reha Oğuz Türkan, General Emir Erkilet ve diğerlerinin alman etkisi altında, ırkçı fikirleri yaymakta olduklarına dikkat çekilir. Mecliste de tartışma konusu olan ‘en büyük tehlike’ye Atsız ve Türkan’ın yanıtları daha çok bir karşı saldırı niteliğinde olur ve dönemin aydınlarından Zekeriya Sertel, Sabiha Sertel, Nazım Hikmet, Sabahattin Ali, Behice Boran, Pertev Naili Boratav’ın içinde bulunduğu bir isim listesi yayınlanarak ‘kızıl tehlike’den söz edilir.

 

1944’te Nihal Atsız dönemin başvekili Şükrü Saraçoğlu’na iki açık mektup yazar. Bu mektuplarda Şükrü Saraçoğlu’nun 1942’de TBMM’de yaptığı konuşmaya yer vererek Türkçülüğün hayata geçirilmediğini söyler, buna dayanak olarak da komünist yayınların gençlerin arasında yayılmasını gösterir. Atsız’ın söz ettiği komünist yayınlar Tan Gazetesi, Yurt ve Dünya ve Adımlar’dır. Mektubunda dönemin maarif vekili Hasan Ali Yücel’e ve Sabahattin Ali’ye suçlamalarda bulunan Atsız’a, Sabahattin Ali iftira davası açar. Davanın 3 Mayıs 1944’teki ikinci duruşması Türkçü grubun gösterisine dönüşür. Bu gösterinin gerçekleştiği tarih daha sonra Alparslan Türkeş’in öncülüğünde “Türkçülük bayramı” olarak kutlanmaya gayret edilecektir.

 

9 Mayıs’ta karara bağlanan iftira davasında Atsız 4 ay hapis cezası alır ama cezası ertelenir. Ancak dava dönüşü İstanbul’a giderken birçok kişiyle birlikte tutuklanır. 18 Mayıs’ta Atsız ve arkadaşlarının tutuklanmasının resmi gerekçesinin açıklanmasının ardından 19 Mayıs günü İsmet İnönü’nün yaptığı konuşma, Sovyetler Birliği’ne bir mesaj olarak yorumlanır: “… Turancılar, Türk milletini bütün komşularıyla onulmaz bir surette derhal düşman yapmak için birebir tılsımı bulmuşlardır. Bu kadar şuursuz ve vicdansız fesatçıların tezvirlerine Türk milletinin mukadderatını kaptırmamak için elbette cumhuriyetin bütün tedbirlerini kullanacağız…” Ancak Türkiye’de Turancıların kovuşturmaya uğraması bir göz boyamadan ibarettir ve İnönü hükümeti Kızıl Ordu’nun ilerleyişi sırasında günü kurtarmaya çalışmaktadır. Davanın ilerleyişi bunun en güzel kanıtıdır. Uzun süren duruşmalar sonucunda 1947’de sanıkların ‘milli olmayan bir ideolojiye karşı milli ideolojilerini ifade ettikleri’, yani komünizme karşı ‘milliyetçi duygularla’ mücadele ettikleri ilan edilerek beraat etmeleri sağlanır.

 

Şöyle de bir marşı var:

 

Haydi 3 mayıs, Türkçüler Turancılar el ele,

Tarihler bin dokuz yüz kırk dördü gösterdi,

 

Atsız’ım bozkurtlara buyruğu verdi,

Yiğitçe buyruğa gönül verdiler,

 

Alparslanlar, kokanlar, orkun, idiller,

Yürüyün, yürüyün haydi yiğitler,

 

Haydi 3 Mayıs, Türkçüler Turancılar el ele,

Büyük Türk milleti senin bayramın.

 

Haydi 3 Mayıs, Türkçüler Turancılar el ele,

Dilde birlik, işte birlik, fikirde birlik,

 

Sağlanırsa o zaman kurulur dirlik,

Türü yiğit yürü bugün senin günündür,

 

Bugün düğün günün, bayram günündür,

3 Mayıs Türkçünün düğün günüdür,

 

Haydi 3 Mayıs, Türkçüler Turancılar el ele,

Büyük Türk milleti senin bayramın.

PİYASALARDA SON DURUM

  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -

EN ÇOK KAZANANLAR

    EN ÇOK KAYBEDENLER

      EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER

        BUGÜN 1000TL NE OLDU?

        • -

          BORSA

        • -

          DOLAR

        • -

          EURO

        • -

          ALTIN