Yerel seçim neticeleri « Karacabey Takip Gazetesi

SON DAKİKA

Yerel seçim neticeleri

Bu haber 08 Nisan 2014 - 1:00 'de eklendi ve kez görüntülendi.

AKP genel seçimlerde  %50 oy aldığı halde 30 Mart yerel seçimlerinde %44,5 oy aldı. AKP’nin oy kaybı olmasına rağmen, Türkiye’de iktidarın yarattığı bu kadar olumsuzluklara rağmen bu oy kaybı mıdır? Kısacası bunu analiz edebiliriz.

 

Ülkemiz tarım ülkesidir. Yat sahiplerine mazot düşük fiyatla verildiği halde çiftçiye yaklaşık litresi 5 liradan mazot verilmektedir. CHP mazotu çiftçiye litresi 1.5 liradan vereceğini ilan ettiği halde, çiftçinin %50’si hele iç Anadolu’nun %80’ni elinin tersi ile itmiş ve oy vermiştir. Anlamak mümkün değildir. Anlaşılan oy almak atom çekirdeğini parçalamaktan daha zor. Bu ülkede besici desteklenmemiştir. İthal inek, koyun derken samanda ithal edilmiştir. Besicinin %50’si AKP’ye oy vermiştir hayret.

 

10 senedir Çalışma Bakanı olan Faruk Çelik, asgari ücret 900 TL olan ülkemizde, ki 773 TL iken “800 TL büyük para geçinilemez diye bir şey yok” diyor. Asgari ücretlinin %50’si AKP’ye oy veriyor.

Zonguldak, Karabük, İzmit ve çevresi ile Gerede işçi ve işçi emekçisinin yaşadığı yerlerde sosyal seviyelerin yükseldiği halde bu insanların %50’si AKP’ye oy vermiştir. İnsanlar nerede duracağını bilmiyor.

 

Cumhuriyet Bayramında, İstiklal Marşı ve 10 yıl marşı söyleyenlere biber gazı ve tazyikli su sıkılıp dağıtılıyorsa, C. Bayramında Ankara’ya gelen arabalar durduruluyor, Türk bayrağı ve Atatürk posterleri toplanıyorsa, Atatürk heykeline çelenk koyanları para ile cezalandırılıyorsa, Türk milliyetçiliği başbakan tarafından ayaklar altına alınıyorsa, Atatürkçüler ‘terörist’ ilan edilip Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ‘illegal faaliyet’ kabul ediliyorsa, AKP’liler ses çıkarmıyorsa.

 

Kalaşnikofla sınırdan çıkışı serbest, Taksim’e çıkışı yasak eden bir hükümet varsa. Ordusuna kendi ülkesinde hükümet tarafından kumpas kurulup, PKK’lı Şemdin Sakık gizli tanık yapılıp, Genel Kurmay Başkanına ömür boyu hapis cezası verdiriliyorsa. Üç bin subayımıza casus deniliyorsa. Başbakan çözüm süreci diye çözülme süreci başlatılıyorsa. A. Öcalan’dan talimatlara alınır ve PKK meşru muhatap kabul ediliyorsa.

 

A. Öcalan “Yeni bir cumhuriyet kurulacak, Erdoğan’ın başkanlığı desteklenecek, ne ev hapsi ne af hepimiz özgür olacağız” pazarlığı hükümetle yapılıp vatandaş bunları anlamayıp AKP’ye oy veriyorsa ve ülkenin parçalanmasına göz yumuyorsa.

 

Hükümet 212 milyon dolara Tekel’in rakısını babalar gibi satıyorsa, rakıyı alan Nihat Özdemir 6 ay zarfında bunu 810 milyon dolara Amerikalılara, Amerikalılar da bunu 2,1 milyar dolara İngilizlere satıyorsa, hiçbir yatırım yapmadan cumhuriyet kazanımlarını bedavaya satıp, oylar AKP’ye akıyorsa.

 

Sırbistan’da iktidar partisi yolsuzluklara bulaşan bakanları hapse atılıyor. Seçmen seçimlerde cezasını veriyor. Bizde ise Bakanlara ‘dik dur eğilme, bu millet seninle’ diye iltifat ediliyorsa, kimse rüşvet almaktan utanmıyorsa, cezalandırılmıyorsa.

 

Yolsuzluklar ayyuka çıkmış, her şey TV’lerde apaçık ortada, paralar ayakkabı kutularında, kolda 700 bin TL’lik saatler, rüşvet verenin önünde yatan bakanlar, ‘paraları sıfırlayın’ diye oğluna talimat veren bir başbakan. Hırsızlığa ortak olan ve oy veren %45’lik işçi, çiftçi ve dindar kesim. Nerede sizin dindarlığınız. Ülke değil, parti ön planda tutuluyorsa yazıklar olsun diyorum.

 

Başbakan seçim sonrası balkonda konuşma yapıyor. Villadaki paraları sıfırlayan çocuklar orada. Çikolata kutusu ile rüşvet alan, dinimiz ve Allah’ın ayetleri ile dalga geçip sırıtan bakanda orada. Aklıselim her insanın utanacağı manzara.

 

Ey AKP seçmeni, senin gözünü kör eden, vicdanını karartan acaba nedir merak ediyorum?

Ne yazık ki Türkiye, Ortadoğu ülkesi olmaktan kendini kurtaramamıştır.