Kim bu Barzani ve Perwer « Karacabey Takip Gazetesi

SON DAKİKA

Kim bu Barzani ve Perwer

Bu haber 26 Kasım 2013 - 2:10 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Hatırlar mısınız bilmem? Mesut Barzani “Türkiye Kerkük’e karışırsa bizde Diyarbakır’a karışırız” demişti. Başbakan öfkelenip “Barzani muhatabım değil, haddini aştı bu gafların altında ezilir bizim kim olduğumuzu tarih iyi bilir biz aşiret değiliz. Terör örgütüne yataklık yapıyor, bedeli çok ağır olur” dedi.

 

Abdullah Gül’de celallenip Washington’a telefon açmış “Susturun şu adamı, yoksa biz susturmasını biliriz” diye esip gürlemişti. AKP grup başkanvekili de “Barzani’nin ağzından çıkanı kulağı duymuyor, sabrımızı taşırmasın yoksa sonu Saddam’ın sonuna benzer” demişti.

 

Barzani’nin “Ben Türkiye’ye kedi bile vermem” sözü de var. Basında hükümet sözcülerinden geri kalır mı? Talabani ile Barzani’yi yan yana koyup fotoğraflamış ve “Ortadoğu’nun dansözleri” manşetini atmıştı.

 

Şivan Perwer, peşmerge destekçisi bölücü bir ses sanatkârıdır. “A. Öcalan barış ve özgürlük savaşçısıdır. Terörist olan Türkiye Devleti’dir. İmralı’da ki kahramanı selamlıyorum. Allah kahretsin Türk dilini, başımızdan def edelim.” ifadelerini kullanan insandır. Son beyanatında “Herhalde bir gün kapılar Sayın Öcalan’a açılacaktır. Öcalan bu halka, topluma hizmet etmiştir. Öcalan büyük bir yurtseverdir” diyor. Ş. Perwer, Öcalan’ın 30 bin kişinin katili olduğunun ne çabuk unutuyor.

 

M. Barzani ve Ş.Perwer, Habur sınır kapısından Türkiye’ye giriş yaptı. Başbakan tarafından devlet töreni ile karşılandılar. Bu iki şahıs, medeni kıyafetlerle değil de mahalli kıyafetlerle neden geldi? Başbakana herhalde mesaj vermiş oldular. Barzani ABD’ye mahalli kıyafetlerle gidebildi mi?

Barzani Erdoğan tarafından karşılanırken, K. Irak Bölgesel Kürt yönetimi internet sitesinden Türkiye’deki 22 vilayet ve bazı ilçelerini de içine alan ve Barzani’nin başucunda duran Büyük Kürdistan haritasını yayınladı. Buna Erdoğan’dan neden cevap çıkmadı?

 

Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir, keskin bir Kürt milliyetçidir. Barzani’yi belediye binası önünde kırmızı halı ile Türk ve Kürt bayrakları ile karşıladı. Baydemir, Barzani’ye “Değerli Başkan Kuzey Kürdistan’a hoş geldiniz. Bugün Güney Kürdistan Başkan’ı memleketi olan Amed’dedir.” dedi. Barzani’de “Bir gün Diyarbakır’da Kürt bayrakları ile karşılanacağımı rüyamda görsem inanmazdım. Tarihi günler yaşadık. Bu nedenle Erdoğan’a teşekkür ediyorum” dedi.

 

Erdoğan nedense PKK’ya, Baydemir’in “Kuzey Kürdistan’a hoş geldiniz” sözüne ve Abdüllatif Şener’e cevap veremiyor. Güneydoğumuz “Kuzey Kürdistan mıdır?” Başbakan neden buna bir sözünüz yok? Siz her şeye karışan bir insan değimlisiniz? Kulüp kongrelerine ve neticelerine bile tavır koymuyor musunuz?

 

Başbakan her gittiği yerde toplu açılış törenleri yapıyor da hiçbir basın organında bunların neler olduğu yazılmıyor. Acaba oralarda yapılan kümesleri, istinat duvarlarını mı yatırım olarak gösteriyor.

 

Erdoğan’ı, Barzani ile bu samimi muhabbete zorlayan ABD’dir. Washington, Erbil, Ankara sac ayağı oluşturuluyor. ABD için Erbil çok önemlidir. Türkiye’de Barzani çizgisinde 8-10 örgüt bir araya gelip yakın zamanda partileşmek için “Kürdistan Parti Girişimi”ni (KPG) kurdu. Barzani “Arkanızdayım” dedi. Başbakan hayal değil gerçek olacak düşüncesi ile “Kürdistan” ifadesini kullandı. Kürdistan sözcüğünü meşrulaştırdı. Devlet katında kabul edildiğini ortaya koyması kimseyi şaşırtmasın. Beşir Atalay’da “Kürdistan sözünü çok değerlendirdik, ifade etme kararı aldık” sözü de boşuna değildir.

 

Erdoğan’ın Kürt sorunu çözmek için, Barzani’ye kucak açması, dış güçlerin konuya fiilen ortak edilmesidir. PKK’da bu sorunu Barzani ile değil bizimle çözeceksiniz diyor. Barzani’de çözümün aktörü olduğuna göre aktörler çoğalıyor. Ortadoğu’da tutarsız dış politikamız ile kırmızı çizgilerimizin hepsi yeşil oldu.

 

Erdoğan dün sanatkârdan, artistten medet umarken bugün satranç vererek çocuktan, düet yaptırarak Ş. Perwer ve İ. Tatlıses’ten medet umar hale geldi. Kendisine küfür eden Baydemir’in ayağına gidiyor. Polis, asker Güneydoğu’da dışarı çıkamaz hale geliyor. Devletin etkinliği kalmıyor. Başbakan PKK’nın eş başkanı durumuna düşüyor.

 

Atatürk’ün Kürdistan sözü 1920 yılıdır. Osmanlının o zaman Kürdistan denilen bölgesi vardı. Başbakan “Atatürk’te Kürdistan demişti, odamı bölücü” diyor. Konuyu saptırıyor. Başbakan, Atatürk’ü bölücü emellerin için kullanmaya kalkmayınız.