ATATÜRK”ten korkmayınız! « Karacabey Takip Gazetesi

SON DAKİKA

ATATÜRK”ten korkmayınız!

Bu haber 21 Eylül 2012 - 10:23 'de eklendi ve kez görüntülendi.


Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), ders kitapları ve eğitim
araçları yönetmeliği ile Talim Terbiye Kurulu (TTK) başkanlığı yönetmeliğinde
değişiklik yaptı. Artık ders kitapları hazırlanırken ‘Atatürk ilke ve
inkılaplarına, laiki sosyali hukuk devletine uygun olma’ kriterleri
aranmayacak.

Yönetmelikten
çıkartılan maddeler şunlar;

‘’Ders kitapları, Atatürk
inkılap ve ilkelerine ve anayasada ifadesini bulan ‘Atatürk milliyetçiliğine bağlı, Türk milletinin milli, ahlaki,
insani, manevi ve kültürel değerlerini benim sayan, koruyan ve geliştiren, ailesini, vatanını, milletini seven ve
daima yüceltmeye çalışan, insan
haklarına
ve anayasanın başlangıcındaki temel ilkelerine dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk
devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve
bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek hükmüne ve milli
eğitimin temel ilkelerine uygun olarak hazırlanır’’

Ders kitaplarının nitelikleri bölümünde de ‘’Öğretim programlarında belirtilen Atatürk
ilke ve inkılapları ile ilgili kazanımları içerir’’
ifadeleri de
kaldırıldı.

Atatürk düşmanlığı olmayan ve
medeni bir insan, bu yönetmeliği, mevcut anayasada değişmeden kaldırabilir mi?

Bu yönetmelik değişikliği ile
hükümetin Atatürk ile hesaplaşması olarak değerlendirilir. Atatürk’ten
korkuyorlar mı? Atatürk milliyetçiliği ile yetiştirilen gençlerden çekiniyorlar
mı? Yoksa milliyetçilik yerine ümmetçiliği mi getirecekler? Bu değişiklik, ‘dindar gençlik yetiştirmek’
istemelerinin başlangıcı mıdır? Atatürk milliyetçiliği ve ilkeleri, muasır
medeniyetler seviyesini yakalamaya yönelik ilkelerdir. Muasır medeniyet yerine
ümmetçiliğe dayalı Arap medeniyetlerini mi getirecekler? Pek çok okulun imam
hatip okullarına dönüştürülmesi şimdi daha iyi anlaşılmaktadır.

Atatürk’ün adını ve
devrimlerini okul kitaplarından çıkarmak, Atatürk’e
ihanettir, Türk tarihine ihanettir.
Dünyada hiçbir devlet yok ki, ulusal
bağımsızlık savaşını vermiş ve kazanmış, liderini unutturmak için çalışmaz.
Atatürk gibi bir lidere kin ve düşmanlık duymak, Türk toplumuna kin ve
düşmanlık duymaktır.

Atatürk düşmanlığının altında
medreselerin kapatılması vardır. Atatürk inkılapları ile medreseler
kapatılmıştır. Şimdi ise bu medreseler açılmaya başlandı. İsmailağa Cemaati, Silivri cadde ve sokaklarına astırdığı afişlerle
şöyle diyor; ‘’Kayıtlarımız başlamıştır. 08-27 Ağustos 2012 tarihinde
medresemiz açılacaktır.’’ ‘’TC Silivri Furkan Eğitim ve Kültür Derneği Sıbyan
Medreseleri 4-5-6 yaş gurubu için Osmanlı’nın sıbyan talebelerine vermiş olduğu
İslami eğitim verilmektedir.’’

Türk milli
eğitiminin nereye doğru gittiğinin bir örneğidir bu ilan.

Sıbyan medreseleri 4-5-6 yaş
gurubuna eğitim verirde MEB onlardan geri mi kalsın. 4+4+4 eğitim sistemi
getirilerek 5 yaşındaki çocuklar eğitime başlıyor.

MEB, milli, ahlaki, insani, manevi, kültürel değerlerini benimseyen,
ailesini, vatanını, milletini seven,
demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti
olması için eğitim verilen
gençlerin, bu değerlerden kopması için yönetmelik değiştirerek hangi kriterlere
göre eğitim verilmesine geçecektir.

MEB herhalde, milliyetçilik yerine ümmetçiliği,
şeriatçılığı
benimseyecektir. Çünkü felsefelerinde soran ve sorgulayan
gençlik yerine biat kültürü vardır.

Gençlere muasır medeniyet
kültürü yerine Arap kültürü aşılanacaktır.
Arap kültüründe biat esastır. Araplar tarih boyunca kendilerini yönetememişler,
daima yönetilmişlerdir. Son on yılda Türkiye’nin
ABD tarafından
yönetildiği gibi.

Vatanını ve milletini seven
gençlik yetiştirilmesi gerekmez! Vatan ve milletini severse Atatürk gençliği
olurlar. Vatan ve millet sevgisi kavramı eğitimden kaldırılmalıdır!

Ailesini sevmeye de gerek
yoktur. Araplarda çok eşlilik kavramı vardır. Aile mefhumu yoktur, öyleyse
gençlik o tarafa yönlendirilmelidir. Gidişatta budur. Din kitaplarında KDV %1’e indirildi. Kültür kitaplarında
KDV %18’dir. Hükümet, ‘din kitabını oku ama kültürlü olma’
demek istemektedir.

Sosyal hukuk devleti olmaya da
gerek yoktur! Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye aleyhine bir davada karar
vermişti. Başbakan buna karşı çıkarak, ‘ulemaya
sorulmalıdır’
demişti. Hükümet, laik devleti kaldırıp, şeyhülislamı hukuk
işlerinin başına geçirmelidir. Bütün icraatlar şeyhülislamın onaylaması ile
yapılmalıdır(!)

Öyle anlaşılıyor ki,
Türkiye’nin geleceği çok şeye gebedir.