1 çuval kapak « Karacabey Takip Gazetesi

SON DAKİKA

1 çuval kapak

Bu biyografi 14 Ağustos 2012 - 12:28 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Kaymakam Dursun Balaban, Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine çıkan tayini sonrası, Ramazan bayramın ardından ilçeye veda edecek. Peki 6 yıldır Karacabey’de görev yapan Kaymakam Balaban, Karacabey’e ne kazandırdı?

Bence hiçbir şey kazandıramadı. Mesela Mısır Kurutma Tesisini çalıştıramadı. 2006 yılından bu yana tam 6 yıl geçti ama çiftçinin yararına olacak olan bu tesis faaliyete geçirilmedi. Gerçi tesisin çalıştırılmamasında başka birilerinin de parmağı vardı. Çünkü tesisin faaliyete geçmesi demek, aynı işi yapan bu kişilerin zararına olacaktı.

Sonuçta Kaymakam Balaban bunu beceremedi. Ama Balaban, kendisine bir makam aracı kazandırdı. Bunu nasıl yaptı? Tabii ki Köylere Hizmet Götürme Birliği adı altında toplanan yardım paralarıyla. Muhtarlardan alınan yardım paralarıyla. Makam aracı almak için toplanan yardım paralarıyla.

Peki sonra ne oldu? Makam aracı alındı. Fakat bu makam aracı Kaymakamlığa ait değildi. Bu araç 16 TY 999 plakalı Köylere Hizmet Götürme Birliği’ne ait araçtı. Ya sonra. Bunun plakası Kaymakamlığa ait mavi Ford Focus’a takıldı, Focus’un plakası da diğerine. Yani araç başka plaka başka oldu.

Şimdi benim iki aracım var. Canım sıkıldı plakalarını değiştirdim. Polis durdurdu, plaka başka araç başka. Sizce ne olur? Bence kötü olur. Peki Kaymakam gezerse ne olur. Ne polis görür, ne jandarma! Çünkü onların özel hayatta da öncelikleri var!

Neyse sonuçta Kaymakam Balaban, öylede olsa bir makam aracı kazandırdı(!) Kaymakamlığa.

Şimdi düşünüyorum başka bir şey bulamıyorum. Acaba ne kazandırdı.

Buldum, Arama Kurtarma Ekiplerine bir adet sonar cihazı kazandırdı ki bunun için tebrik ediyorum. Bunda da Balaban, devletin bitmek bilmeyen bürokrasi engelini yaptığı girişimler sonucu aştı ve bu cihazı kazandırdı.

Aslında Kaymakam Balaban yardımsever bir kişiydi. Yaşanan her asayiş olayında bulunur ve olayın çözülmesi için elinden ne geliyorsa yapardı. Bir o kadarda iyi niyetliydi. Kimsenin hakkını yemezdi. Doğrucuydu. Duyduğunu söylerdi, duymadım demezdi. Asla hak yemezdi!

Konu haktan açılmışken, şimdi nereden çıktı diyeceksiniz ama nedense birden söylemek geldi içimden. Ben hakkımı yiyenlere HAKKIMI HELAL ETMİYORUM.

Neyse ben kendi payıma Balaban’a güle güle diyorum. Unutmadan, Kaymakam Balaban, gitmeden önce bir şey daha verdi Karacabey’e. 1 çuval kapak…!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

O oruçları siz tutun müftü efendi!

Alper Tunalı / Köşe Yazısı Karacabey’de Pazar günü yaşanan olayda, müftü efendinin değimiyle ‘ezanı merkezden okutan arkadaşlar’ yüzünden birçok Karacabeyli orucunu 6 dakika erken açmak zorunda bırakıldı! Evet iftar saati tam bir rezalet yaşandı. Ben, biri 6 dakika önce olmak üzere tam 3 ezan sesine şahit oldum. Biri, 20.10’da okunması gerekirken Ulucami’den 20.04’te başlayan, diğeri Gazi Mahallesi taraflarında 20.09’da okunan ve diğeri ise yine Ulucami’den 20.11’de okunan olmak üzere 3 ayrı ezan sesi(!) Hadi 1 dakikayı anladık, 2 dakika da tamam, hadi 3 dakikaya da eyvallah da 6 dakika nedir hoca efendi! Hiç mi zaman kavramınız yok. Hangi çağda yaşıyorsunuz. Saatin mi durdu yoksa ileri mi gitmiş diyeceğim ama hepinizin elinde cep telefonu …

Belediyespor yönetimi profesyonel olamadı!

  Geçtiğimiz günlerde kaleme aldığım yazıda, 3 yılda sadece 1 basın toplantısı düzenleyen Karacabey Belediyespor’un ne kadar amatörce yönetildiğini yazmış ve Karacabey Belediyespor’a n’olduğunu sormuştum.   Bunun üzerine basın toplantısı düzenleyen Karacabey Belediyespor Kulüp Başkanı Uğur Koçak, gündeme gelen kulübün satışıyla ilgili konulara ve sorduğum sorulara cevap ver(eme)di!   Ver(eme)di yazdım çünkü Başkan Koçak, profesyonel bir yönetim olamadıklarını kabul ettiği için bazı sorularıma cevap veremedi. Bazılarına içtenlikle cevap verdi, bazı konularda ise kendisine tercüman olduğumu söyledi. Onlarda bende kalsın.   Öncelikle gelelim satış işine. Başkan Koçak, kulübün yüzde 50 hissesinin Bursalı bir işadamın…

Karacabeyspor n’oldu?

  3 yıl önce Nilüferspor’un satın alınmasıyla 3’üncü Lige çıkan Karacabeyspor, ilk sezon son maçla ligde kalmıştı. Sezon sonrası ilk ve son(!) basın toplantısını düzenleyen yönetim, basın mensuplarından adeta destek istemişti. Birde şunu demişlerdi; “İlk sezon amatördük ama bu sezon sizinde desteğinizle başarılı ve profesyonel bir yönetim olacağız”   Oldular mı, asla!   O gün basın toplantısında kendilerine neler yapmaları gerektiğini söylemiştik. Bizlerin her zaman yanlarında olduğunu söylemiştik. Ama noldu, aynı tas aynı hamam. Burunlarından kıl aldırmayan yöneticiler, basını görmezden gelmeye devam ettiler. Buda yetmedi taraftarla kavga içine girdiler. Buda yetmezmiş gibi birde bazı fabrika isimlerini afişe yazdırı…

PKK değil Osmanlı bayrağı!

Birkaç gündür Karacabey’in gündemini meşgul eden konu, malumunuz Soğan Pazarı’nda çekilen Osmanlı bayrağı.   Ben olayı ilk duyduğum andan itibaren konuya tarafsız, bir o kadar da mantıklı yaklaşmaya çalıştım.   Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, Türkiye Cumhuriyeti’nde geçtiğimiz günlerde göndere çekilen sözde Kürdistan bayrağının yanında bu konu pekte önemli değil bence. Sonuçta mevzu bahis olan bayrak Osmanlı bayrağı. PKK paçavrası değil!   Ben başta da dediğim gibi konuya tarafsız baktım. Çünkü bu olayın kasıtlı yapıldığına inanmadım. İnanmadım çünkü, böylesi bir ortamda, referandum sürecinde bir AKP’li belediyenin bunu bilinçli olarak yapacağını hiç aklım almadı. Çünkü bunu yapması, ayağına…

Yakışmadı Ali Reis!

Hatırlarsanız, 10 Aralık Cumartesi günü İstanbul’da yapılan hain saldırı sonucu şehit olan 36 polisimiz için Karacabey Belediyesi hemen harekete geçerek, ertesi gün Cumhuriyet Alanı’nda mevlid-i şerif okuttu. Belediye Başkanı Ali Özkan, beraberindekilerle birlikte Karacabey Emniyet Müdürünü de ziyaret ederek başsağlığı diledi ve yanlarında olduklarının mesajını verdi.   Peki ne değişti?   Bunu da hatırlarsınız, geçtiğimiz Cumartesi günü Kayseri’de askerlerimize yönelik düzenlenen hain saldırı sonucu 14 askerimiz şehit oldu. Peki, şehit polisine mevlid-i şerif okutan, emniyet müdürüne ziyarete giden Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan, bu kahraman 14 şehidimiz için neden mevlid-i şerif okutmadı. Polis bizim polisimiz de, asker bizim …

Yangın var şoför yok!

Geçtiğimiz Pazar gecesi, Abdullahpaşa Mahallesi 39 sokakta bir evde yangın çıktı. Allah’tan yangının daha başıyken durumu fark eden polis ekipleri, hemen itfaiyeye haber vererek, sokağı boşalttı. Allah’tan diyorum çünkü yangın büyüdükten sonra fark edilseydi mahalle yanardı!   İlk önce bu iki polis memurunu kutlamak istiyorum. Dikkatleri sayesinde facianın eşiğinden dönüldü. Yangın büyümüş olsaydı çok sayıda eve de sıçraması kaçınılmazdı.   Gelelim yangına. Polis ekiplerinin haber vermesiyle olay yerine gelen itfaiye aracında merdiven yok. Ama baktığımız zaman itfaiye erleri elinden geleni fazlasıyla yapmaya çalışıyor. Onlara diyecek lafım yok. İmkan neyse onu kullanacaklar.   Peki itfaiyenin araç sayısı kaç? Bildi…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ