Türklere Ermeni Vahşeti (3. Bölüm) « Karacabey Takip Gazetesi

SON DAKİKA

Türklere Ermeni Vahşeti (3. Bölüm)

Bu haber 31 Ocak 2012 - 10:25 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Talat Paşa, Ermeni konularında uzun hatıralar bırakmış, olayların içinde olmuş devlet adamıdır.

 

Talat Paşanın hatıralarından bazılarını kısa kısa aktaralım.

 

‘’I. Dünya harbi ile birlikte Muş, Bitlis, Van vilayetlerinde Ermeni isyanları başlamıştır. Van, Ermeni gönüllüleri tarafından işgal edildi. Bu çete reislerinin, Osmanlı Meclisinde bulunan Pastırmacıyan ve Papazyan’ın emrinde oldukları öğrenildi.‘’ ‘’Van’ın işgali sırasında kaçamamış olan İslam halkı öldürdükleri,  kadınların şerefiyle oynamışlardır.’’ ‘’Kaçış sırasında, yetişebildikleri Müslüman kadın, erkek, çocuk demeden üzerlerine makineli tüfekle ateş açmışlardır.’’ ‘’Şatak, Havasur, Timar, Kadeş’teki isyanda, Ermeniler Hamitağa kışlasını, jandarma binalarını ateşe vermiş, şehirler içinde vahşi katliamlar yapmışlardır.’’ ‘’Yalnız Van şehrinde isyan eden Ermenilerin sayısı 5000’i geçiyordu.’’ ‘’Urfa, Ermenilerce en mühim merkez olarak seçilmiştir.’’ ‘’Bu işlerde İngiliz, Fransız ve Rusların büyük yardımları olmuştur. Bina bodrumları vs. yerler cephane ve silahla doldurulmuştur.’’ ‘’Amerikan misyonerleri de, mesela Leslie, Ermenilere bayrak ve giyim eşyası vermiş ve isyana teşvik etmiştir.’’ ‘’İsyan çıkardıkları her vilayette telgraf tellerini kesmişlerdir. 2-15 Haziran 1915 te Karahisar’da polisler öldürülmüştür. Ermeniler pek çok cephane ve gıda stok ederek, Karahisar kalesine çekilmişler ve bütün şehri ateşe vermişlerdir. Ancak 100 ev kurtarılabildi. Bu isyanı bastırma esnasında, 2 subay, 84 asker, 30 sivil ölmüş, 20 sivil yaralanmıştır.’’

 

Doğu vilayetleri dışında Adapazarı, İzmit’e kadar silah depoladılar. Bursa isyanı başlamıştır. İzmit ve civarı, bilhassa Bahçecik isyan hareketlerinin merkezi olarak seçilmiştir.

 

‘’Memleket dahilindeki genel Ermeni isyanı üzerine, ordu idaresi ‘tehciri’ tatbik etmek mecburiyetinde kalmıştır. Bunun üzerine iki taraf kuvvetleri arasında hakiki bir dahili harp şeklini alan, şiddetli çarpışmalar başlamıştır.’’

 

Rusların, Van, Bitlis, Muş ve Erzurum’u işgali sırasında, Ermeni vahşeti o kadar artmıştır ki, Müslüman halk evlerinden kaçmak zorunda kalmış, aç ve çıplak olarak göçe başlamışlar, bu göç sırasında da 600 bin kişi ölmüştür.’’

 

Talat Paşa hatıralarının sonunu şöyle bağlıyor; ‘’Ya itilaf devletleri, Müslümanların, Hıristiyanlar tarafından öldürülebileceği hususunda propagandacılara hak veriyor, yani Müslümanların kanının haklı olarak aktığını kabul ediyor, yahut ta, Ermeniler tarafından siyasi menfaat temini maksadıyla, işlenmiş olan cinayetleri haklı buluyor.’’ ‘’Diğer taraftan, öldürülmüş olan yüzbinlerce müslümanın, bir kısmını elleriyle katleden general namı altında Ermeni murahhasası olarak Londra ve Paris’te hükümetle karşılanmıştır. İngiliz ve Fransızların bu kanlı elleri nasıl sıktıklarını anlamak mümkündür.’’

 

İşte İngiliz ve Fransızlar, kendi yaptıkları suçları, kendilerini temize çıkarmak için bugün ‘’Soykırım Yalanı’’ ile Türkiye’yi suçlamaktadırlar.

 

Artık Rus subayların raporlarına ve arşivlerine geçebiliriz.

 

Yarbay Twerdokhleboff, 27 Şubat 1918’ kadar Erzurum ve havalisinde görev yapmıştır. Notlarından bazıları şunlardır;

 

‘’Ermenilerin, Türklere tahammül edemedikleri herkesçe malumdur. Buna rağmen daima bir mazlum rolü takınmış ve bilgi neticeleri ve dinleri neticesi olarak, en ağır muamelelerin kurbanı olduklarına bütün dünyayı hakikaten ikna edebilmişlerdir. ‘’Avrupalılara nispeten Ermenilerle en ziyade temas etmiş olan Ruslar, bu halkın medeniyet ve ahlakı hususunda, bunlar; hasis, haris ve paraya düşkün, başkalarının zararına yaşayan bir halk olarak tanınmıştır, Rus köylüsü bu halkın ruhuna nüfus etmiştir.’’ demektedir.

 

Erzincan’daki Türklerin öldürüldüğü haberini aldık. Şunları, başkumandan Odiselice’nin ağzından işittim. ‘’Silahsız vs. her türlü müdafaa vasıtalarından mahrum olan 800 Türk öldürülmüştü. Ermeniler büyük kuyular kazmış ve oraya götürülen zavallı Türkleri hayvan gibi boğduktan sonra, üst üste içine atmışlardır. Bu idam ameliyesini idare etmekte olan bir Ermeni, bedbaht kurbanlarını sayarak, yalnız yetmişe mi vardık, o halde daha on kişi için yer var, haydi bakalım.’’ diye bağırdı.

 

Erzincan’dan Erzurum’a çekilmekte olan Ermeni çeteleri, yolları üzerindeki bütün Müslüman köylerini ve sakinlerini yok etmişlerdir.

 

‘’Bizzat Odiselice, İlice köyünden kaçamamış olan bütün Türkleri, Ermenilerin katlettiklerini ve başları kör satırlarla koparılmış olan sayısız çocuk cesedi gördüğünü bana söyledi.’’

 

Kim soykırım yapmış bunu Avrupa’ya anlatamıyoruz veya anlamak istemiyorlar.

 

Açalım arşivleri, görelim gerçekleri, Ermeniler neden kaçıyorlar? (Devamı gelecek)