Hastaneden bir “cacık” olmaz! « Karacabey Takip Gazetesi

SON DAKİKA
<

Hastaneden bir “cacık” olmaz!

Bu biyografi 25 Şubat 2011 - 10:29 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Hep bana mı denk geliyor bu hastanedeki sorunlar, yoksa
zaten hastane hep sorunlu bir yer mi? demekten alıkoyamıyorum kendimi!

Neden mi?

Önceki gün B blokta bir
polikliniğe gittim. Sıramı aldım ve her vatandaş gibi beklemeye başladım. Sonra
sıram geldi ve girdim doktorun yanına. Doktor bey ‘geç yana şunu yaptır’ dedi
ve bende dediğini yaptırdım.

Sonra aldığım sonuçlarla
doktor beyin yanına gireceğim sandım ama oda ne! Neymiş tekrar sıraya geçip
sıramızın gelmesini bekleyecekmişiz!

Demek ki burada uygulama böyle
dedim ve başladım herkes gibi beklemeye. Bekliyoruz beklemesine de oda ne?

Bizler iki saat orada enayi
gibi beklerken bir bürokratımız elini kolunu sallayarak giriyor içeri. Ardından
sırası gelip muayeneye gelmeyenlerin yerine başkaları giriyor. Güvenlik
görevlisi giriyor. Giren giriyor yani. Vatandaş
beklesin.

Tabi bu sırada bekleyen
hastalar başlıyor homurdanmaya. Bende dayanamayıp soruyorum görevliye. Biz sonuçlarımızı göstermek için sıra
beklerken bunlar neden hemen giriyorlar?
diye.

Cevap: Bu şu,
öteki bu. Ben nasıl diyeyim sıraya girin diye!

Tabi oda kendine göre haklı.
Nasıl desin bürokrata ‘sıraya geçin’
diye. Onların önceliği var. ‘E o zaman
bende gazeteciyim bende sırada beklemeyeyim istediğim zaman gireyim’

dediğimde ise doktor beye söyleyin diyor. E
vatandaş ne yapsın?

Tabi tüm bu yaşananlar varken
gözüme bir şey takılıyor. Bakıyorum AKP Meclis Üyesi Nurgül Özatilla, sanırım
yanındaki kızıydı, onlar diğerleri gibi ben şuyum ben buyum demeden bekliyorlar
sırada. Sonunda sıraları gelince de giriyorlar içeri. Bu davranışından ötürü
Özatilla’yı kutluyorum.

Gelelim sırada
bekleyenlerin zamanı nasıl geçirdiğine!

Sırada beklerken yakınsanız
eğer, ya çalışanların yaptığı hastane dedikodusu yada çekiştirmeleri duyarsınız,
yada sesini duymasanız da sürekli SAMANyolu
TV’yi izlersiniz! Hastanenin kadrolu televizyon kanalı.

Tüm bunların ardından sıranız
gelip doktorun yanına girebildikten sonra sıra bu kez doktorun verdiği kağıdı
başhekim yardımcısına imzalatmaya geliyor.

Gidiyorsunuz başhekim
yardımcısının odasına oradaki görevli, ‘burada
değil röntgen odasında olabilir gidin oraya bakın’
diyor. Doktoru bulmakta
hastanın işi ya!

Haydi işin yoksa kağıdı
imzalatmak için hastanede adam ara! Neyse buluyorum röntgen odasında doktor
beyi ve imzalatıyorum kağıdı. Yani bir hastane macerası daha böylelikle
sonlanıyor.

Sonuç: Bu
hastaneden bir cacık olmaz!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

O oruçları siz tutun müftü efendi!

Alper Tunalı / Köşe Yazısı Karacabey’de Pazar günü yaşanan olayda, müftü efendinin değimiyle ‘ezanı merkezden okutan arkadaşlar’ yüzünden birçok Karacabeyli orucunu 6 dakika erken açmak zorunda bırakıldı! Evet iftar saati tam bir rezalet yaşandı. Ben, biri 6 dakika önce olmak üzere tam 3 ezan sesine şahit oldum. Biri, 20.10’da okunması gerekirken Ulucami’den 20.04’te başlayan, diğeri Gazi Mahallesi taraflarında 20.09’da okunan ve diğeri ise yine Ulucami’den 20.11’de okunan olmak üzere 3 ayrı ezan sesi(!) Hadi 1 dakikayı anladık, 2 dakika da tamam, hadi 3 dakikaya da eyvallah da 6 dakika nedir hoca efendi! Hiç mi zaman kavramınız yok. Hangi çağda yaşıyorsunuz. Saatin mi durdu yoksa ileri mi gitmiş diyeceğim ama hepinizin elinde cep telefonu …

Belediyespor yönetimi profesyonel olamadı!

  Geçtiğimiz günlerde kaleme aldığım yazıda, 3 yılda sadece 1 basın toplantısı düzenleyen Karacabey Belediyespor’un ne kadar amatörce yönetildiğini yazmış ve Karacabey Belediyespor’a n’olduğunu sormuştum.   Bunun üzerine basın toplantısı düzenleyen Karacabey Belediyespor Kulüp Başkanı Uğur Koçak, gündeme gelen kulübün satışıyla ilgili konulara ve sorduğum sorulara cevap ver(eme)di!   Ver(eme)di yazdım çünkü Başkan Koçak, profesyonel bir yönetim olamadıklarını kabul ettiği için bazı sorularıma cevap veremedi. Bazılarına içtenlikle cevap verdi, bazı konularda ise kendisine tercüman olduğumu söyledi. Onlarda bende kalsın.   Öncelikle gelelim satış işine. Başkan Koçak, kulübün yüzde 50 hissesinin Bursalı bir işadamın…

Karacabeyspor n’oldu?

  3 yıl önce Nilüferspor’un satın alınmasıyla 3’üncü Lige çıkan Karacabeyspor, ilk sezon son maçla ligde kalmıştı. Sezon sonrası ilk ve son(!) basın toplantısını düzenleyen yönetim, basın mensuplarından adeta destek istemişti. Birde şunu demişlerdi; “İlk sezon amatördük ama bu sezon sizinde desteğinizle başarılı ve profesyonel bir yönetim olacağız”   Oldular mı, asla!   O gün basın toplantısında kendilerine neler yapmaları gerektiğini söylemiştik. Bizlerin her zaman yanlarında olduğunu söylemiştik. Ama noldu, aynı tas aynı hamam. Burunlarından kıl aldırmayan yöneticiler, basını görmezden gelmeye devam ettiler. Buda yetmedi taraftarla kavga içine girdiler. Buda yetmezmiş gibi birde bazı fabrika isimlerini afişe yazdırı…

PKK değil Osmanlı bayrağı!

Birkaç gündür Karacabey’in gündemini meşgul eden konu, malumunuz Soğan Pazarı’nda çekilen Osmanlı bayrağı.   Ben olayı ilk duyduğum andan itibaren konuya tarafsız, bir o kadar da mantıklı yaklaşmaya çalıştım.   Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, Türkiye Cumhuriyeti’nde geçtiğimiz günlerde göndere çekilen sözde Kürdistan bayrağının yanında bu konu pekte önemli değil bence. Sonuçta mevzu bahis olan bayrak Osmanlı bayrağı. PKK paçavrası değil!   Ben başta da dediğim gibi konuya tarafsız baktım. Çünkü bu olayın kasıtlı yapıldığına inanmadım. İnanmadım çünkü, böylesi bir ortamda, referandum sürecinde bir AKP’li belediyenin bunu bilinçli olarak yapacağını hiç aklım almadı. Çünkü bunu yapması, ayağına…

Yakışmadı Ali Reis!

Hatırlarsanız, 10 Aralık Cumartesi günü İstanbul’da yapılan hain saldırı sonucu şehit olan 36 polisimiz için Karacabey Belediyesi hemen harekete geçerek, ertesi gün Cumhuriyet Alanı’nda mevlid-i şerif okuttu. Belediye Başkanı Ali Özkan, beraberindekilerle birlikte Karacabey Emniyet Müdürünü de ziyaret ederek başsağlığı diledi ve yanlarında olduklarının mesajını verdi.   Peki ne değişti?   Bunu da hatırlarsınız, geçtiğimiz Cumartesi günü Kayseri’de askerlerimize yönelik düzenlenen hain saldırı sonucu 14 askerimiz şehit oldu. Peki, şehit polisine mevlid-i şerif okutan, emniyet müdürüne ziyarete giden Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan, bu kahraman 14 şehidimiz için neden mevlid-i şerif okutmadı. Polis bizim polisimiz de, asker bizim …

Yangın var şoför yok!

Geçtiğimiz Pazar gecesi, Abdullahpaşa Mahallesi 39 sokakta bir evde yangın çıktı. Allah’tan yangının daha başıyken durumu fark eden polis ekipleri, hemen itfaiyeye haber vererek, sokağı boşalttı. Allah’tan diyorum çünkü yangın büyüdükten sonra fark edilseydi mahalle yanardı!   İlk önce bu iki polis memurunu kutlamak istiyorum. Dikkatleri sayesinde facianın eşiğinden dönüldü. Yangın büyümüş olsaydı çok sayıda eve de sıçraması kaçınılmazdı.   Gelelim yangına. Polis ekiplerinin haber vermesiyle olay yerine gelen itfaiye aracında merdiven yok. Ama baktığımız zaman itfaiye erleri elinden geleni fazlasıyla yapmaya çalışıyor. Onlara diyecek lafım yok. İmkan neyse onu kullanacaklar.   Peki itfaiyenin araç sayısı kaç? Bildi…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ