“BOŞ” geldin 2011! « Karacabey Takip Gazetesi

SON DAKİKA
<

“BOŞ” geldin 2011!

Bu biyografi 04 Ocak 2011 - 11:29 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bir hatırlayalım 2010 yılı Karacabey’de nasıl geçti.
Akıllarda kalan en önemli olaylardan biri hastanede yaşanan sorunlar ve tabiî
ki yıllardır bitmeyen elektrik sorunu.

Şimdi hastaneden
bahsetmeyeceğim. Onu daha sonra anlatacağım size. Önce sıra elektrik sorununda!

Şuan bu yazıyı yazarken bile 4
kez elektrikler anlık gidip geldi. Hemen bu kesintiler için teşekkür(!) ederek
başlayayım yazıma.

Ne kadar işbilmez varsa
görüyoruz ki Karacabey’e toplanmış. Bu neden kaynaklanıyor önce ona bakalım.

Başta özelleştirmeden
kaynaklanıyor tabi. Neymiş efendim ülkede kurumlarda çok sorun varmış,
çalışanlardan verim alınamıyormuş, o yüzden özelleştirmeler iyiymiş.(!)

Kardeşim sormazlar mı şimdi
size, özelleştirdiniz de ne değişti, ülke çok mu güzelleşti, bütün sorunlar
bitti mi?

Senin kurumunun başındaki
çalışanlarını kontrol etmiyorsa, onlarla ilgilenmiyorsa, takibini yapmıyorsa,
özelleştirince mi düzelecek bunlar.

Gelelim
Karacabey’in elektrik sorununa!

8 yıldır başımızda tek başına
bir iktidar ve onun ilçe temsilciliği var. Peki bunlar ne yaptılar?

Hadi özelleştirmeden önce yapamadınız peki şimdi ne oldu,
ne yaptınız. Hiçbir şey. Size de koca bir alkış.

Seçim zamanı vatandaşa
sallamakla olmuyor bu işler. Yıllardır ilçe ve köylerinde bu sorun devam ediyor.
Neden bir çözüm üretmiyorsunuz. Çok mu zor bu işler yoksa siz mi
beceremiyorsunuz.

Biri geldi diğeri gitti, şimdi
biri geldi ama oda daha yönetimini bile belirleyemedi. Yaklaşık 2 hafta geçti
aradan hala yönetim belirleyecekler. Siz mi çözeceksiniz bu sorunları merak
ediyorum.

Peki ya mülki
amirimiz?

Görüyoruz ki, uzun zamandır
ilçede görev yapan Kaymakam Dursun Balaban’ın da gücü yetmiyor bu sorunlara.
Çok uzağa gitmeden bir hatırlayalım, ‘mısır
kurutma tesisini’!

Geçtiğimiz gün sayın Balaban
muhtarların sorunlarını dinliyor, ama toplantıda TEDAŞ’tan hiçbir yetkili yok.

Benim bildiğim bu tür
toplantılarda her kurumdan bir yetkili olur ve orada sorulara cevap verir. Ama
yok neden acaba!

Say say bitmez bu Karacabey’in
sorunları. Peki sonuç… Sıfır elde var
yine sıfır!

Ne diyelim artık anlaşılan bu
yılda böyle gelip geçecek. Ben ‘boş’
geldin 2011 ve umarım ‘hoş’ gelir
2012 diyerek yazıma son noktayı koyuyorum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

O oruçları siz tutun müftü efendi!

Alper Tunalı / Köşe Yazısı Karacabey’de Pazar günü yaşanan olayda, müftü efendinin değimiyle ‘ezanı merkezden okutan arkadaşlar’ yüzünden birçok Karacabeyli orucunu 6 dakika erken açmak zorunda bırakıldı! Evet iftar saati tam bir rezalet yaşandı. Ben, biri 6 dakika önce olmak üzere tam 3 ezan sesine şahit oldum. Biri, 20.10’da okunması gerekirken Ulucami’den 20.04’te başlayan, diğeri Gazi Mahallesi taraflarında 20.09’da okunan ve diğeri ise yine Ulucami’den 20.11’de okunan olmak üzere 3 ayrı ezan sesi(!) Hadi 1 dakikayı anladık, 2 dakika da tamam, hadi 3 dakikaya da eyvallah da 6 dakika nedir hoca efendi! Hiç mi zaman kavramınız yok. Hangi çağda yaşıyorsunuz. Saatin mi durdu yoksa ileri mi gitmiş diyeceğim ama hepinizin elinde cep telefonu …

Belediyespor yönetimi profesyonel olamadı!

  Geçtiğimiz günlerde kaleme aldığım yazıda, 3 yılda sadece 1 basın toplantısı düzenleyen Karacabey Belediyespor’un ne kadar amatörce yönetildiğini yazmış ve Karacabey Belediyespor’a n’olduğunu sormuştum.   Bunun üzerine basın toplantısı düzenleyen Karacabey Belediyespor Kulüp Başkanı Uğur Koçak, gündeme gelen kulübün satışıyla ilgili konulara ve sorduğum sorulara cevap ver(eme)di!   Ver(eme)di yazdım çünkü Başkan Koçak, profesyonel bir yönetim olamadıklarını kabul ettiği için bazı sorularıma cevap veremedi. Bazılarına içtenlikle cevap verdi, bazı konularda ise kendisine tercüman olduğumu söyledi. Onlarda bende kalsın.   Öncelikle gelelim satış işine. Başkan Koçak, kulübün yüzde 50 hissesinin Bursalı bir işadamın…

Karacabeyspor n’oldu?

  3 yıl önce Nilüferspor’un satın alınmasıyla 3’üncü Lige çıkan Karacabeyspor, ilk sezon son maçla ligde kalmıştı. Sezon sonrası ilk ve son(!) basın toplantısını düzenleyen yönetim, basın mensuplarından adeta destek istemişti. Birde şunu demişlerdi; “İlk sezon amatördük ama bu sezon sizinde desteğinizle başarılı ve profesyonel bir yönetim olacağız”   Oldular mı, asla!   O gün basın toplantısında kendilerine neler yapmaları gerektiğini söylemiştik. Bizlerin her zaman yanlarında olduğunu söylemiştik. Ama noldu, aynı tas aynı hamam. Burunlarından kıl aldırmayan yöneticiler, basını görmezden gelmeye devam ettiler. Buda yetmedi taraftarla kavga içine girdiler. Buda yetmezmiş gibi birde bazı fabrika isimlerini afişe yazdırı…

PKK değil Osmanlı bayrağı!

Birkaç gündür Karacabey’in gündemini meşgul eden konu, malumunuz Soğan Pazarı’nda çekilen Osmanlı bayrağı.   Ben olayı ilk duyduğum andan itibaren konuya tarafsız, bir o kadar da mantıklı yaklaşmaya çalıştım.   Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, Türkiye Cumhuriyeti’nde geçtiğimiz günlerde göndere çekilen sözde Kürdistan bayrağının yanında bu konu pekte önemli değil bence. Sonuçta mevzu bahis olan bayrak Osmanlı bayrağı. PKK paçavrası değil!   Ben başta da dediğim gibi konuya tarafsız baktım. Çünkü bu olayın kasıtlı yapıldığına inanmadım. İnanmadım çünkü, böylesi bir ortamda, referandum sürecinde bir AKP’li belediyenin bunu bilinçli olarak yapacağını hiç aklım almadı. Çünkü bunu yapması, ayağına…

Yakışmadı Ali Reis!

Hatırlarsanız, 10 Aralık Cumartesi günü İstanbul’da yapılan hain saldırı sonucu şehit olan 36 polisimiz için Karacabey Belediyesi hemen harekete geçerek, ertesi gün Cumhuriyet Alanı’nda mevlid-i şerif okuttu. Belediye Başkanı Ali Özkan, beraberindekilerle birlikte Karacabey Emniyet Müdürünü de ziyaret ederek başsağlığı diledi ve yanlarında olduklarının mesajını verdi.   Peki ne değişti?   Bunu da hatırlarsınız, geçtiğimiz Cumartesi günü Kayseri’de askerlerimize yönelik düzenlenen hain saldırı sonucu 14 askerimiz şehit oldu. Peki, şehit polisine mevlid-i şerif okutan, emniyet müdürüne ziyarete giden Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan, bu kahraman 14 şehidimiz için neden mevlid-i şerif okutmadı. Polis bizim polisimiz de, asker bizim …

Yangın var şoför yok!

Geçtiğimiz Pazar gecesi, Abdullahpaşa Mahallesi 39 sokakta bir evde yangın çıktı. Allah’tan yangının daha başıyken durumu fark eden polis ekipleri, hemen itfaiyeye haber vererek, sokağı boşalttı. Allah’tan diyorum çünkü yangın büyüdükten sonra fark edilseydi mahalle yanardı!   İlk önce bu iki polis memurunu kutlamak istiyorum. Dikkatleri sayesinde facianın eşiğinden dönüldü. Yangın büyümüş olsaydı çok sayıda eve de sıçraması kaçınılmazdı.   Gelelim yangına. Polis ekiplerinin haber vermesiyle olay yerine gelen itfaiye aracında merdiven yok. Ama baktığımız zaman itfaiye erleri elinden geleni fazlasıyla yapmaya çalışıyor. Onlara diyecek lafım yok. İmkan neyse onu kullanacaklar.   Peki itfaiyenin araç sayısı kaç? Bildi…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ