Kurşunlu”yu peşkeş çektirmeyeceğiz! « Karacabey Takip Gazetesi

SON DAKİKA
<

Kurşunlu”yu peşkeş çektirmeyeceğiz!

Bu haber 17 Ağustos 2010 - 17:02 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Karacabey'e bağlı Kurşunlu Köyü'ne Maliye eski Bakanı Kemal Unakıtan'ın oğlu Abdullah Unakıtan'ın sahibi olduğu AB Gıda şirketi tarafından termik santral kurulma girişimi köylüleri isyan ettirdi. Köylüler, santralin büyük çevre kirliliğine yol açacağını savunarak, “Tarım ve doğa elimizden gitmeden Karacabey bize sahip çıksın” dedi.


500 imzalı dilekçe Kaymakam Balaban'da!


          Kurşunlu Köyüne yapılması planlanan termik santralin büyük çevre kirliliğine yol açacağını savunan köy sakinleri, santralin ıhlamur ormanlarını katledeceğini belirterek, topladıkları 500 imzalı dilekçeyi Kaymakam Dursun Balaban'a teslim ettiler. Kaymakam Balaban'ın kendileriyle ve konuyla ilgilenmediğini savunan köy sakinleri, verdikleri dilekçede şu görüşlere yer verdiler;


Bakanlık ıslah etti şimdi yok ediyor!


          '' Bizler Karacabey  Kurşunlu köyünde yazlığı olan ve köyde ikamet eden sakinleriz. Bu ormanlık bölge, Marmara bölgesinin akciğeridir. Orman; ıhlamur, defne ve kestane ağaçlarından oluşmaktadır. Ayrıca bu bölge, Çevre ve Orman Bakanlığı aracılığıyla binlerce kestane ağacı aşılanarak ıslah edilmiş ve köylülere paylaştırılıp önümüzdeki yıllarda önemli bir gelir kaynağı oluşturacak hale getirilmiştir. Köyün diğer bir geçim kaynağı da balıkçılıktır.


Unakıtan yalan vaatte bulunuyor!


          Bu bölge geçen hafta kemal Unakıtan tarafından bizzat ziyaret edilerek, köy muhtarına bu bölgede termik santral yapılacağı bilgisi verilmiş. Oğlunun sahibi olduğu bir şirket tarafından bu bölge satın alınıp santralin kurulacağı ifade edilmiş. Bütün köylünün işsizlik sorununun bu şekilde çözüleceği, hatta herkesin zengin olacağı vaatleriyle olur istenmiştir.


Kurşunlu yok olur!


          Köylünün orman bölgesinden geçinen büyük bir kesimi bu olaya karşı çıksa da, termik santralin zararları konusunda bilgi sahibi olmayan önemli bir kesimin olayın boyutlarını kavramamış olmaları bizi endişelendirmektedir.


Peşkeş çektirmeyeceğiz!


          Marmara'nın tek yemyeşil kalmış olan bu cennet yerine termik santral inşa edip, bu bölgedeki bitki örtüsünün tamamen yok edilerek çoraklaştırılmasına, bu bölgenin sakinleri olarak karşı çıkıyoruz. Bizim yanımızda olmanızı diliyor ve içlerini para hırsı bürümüş bu zihniyetin, ülkemizin ender kalmış bakir bölgelerini peşkeş çekerek rant sağlamalarına, bizimle birlikte karşı çıkacağınıza olan inancımızla, bizi desteklemenizi rica ediyoruz. ''


Muhtar 'hayır' diyor!


          Köyde yaşanan bu gelişmelerin ardından hafta sonu toplanarak bir bilgilendirme toplantısı yapan yazlıkçılara destek veren Kurşunlu Köyü Muhtarı Mehmet Civelek, '' Başta köy halkı konuya sıcak bakıyorlardı ama araştırıp bu santralin zararlarını kendilerine anlattığımızda şuan köyün yüzde 80'i buna 'hayır' diyor. Buna zaten 'evet' deme şansımız yok. Çünkü köylü 'hayır' diyorsa biz 'evet' diyemeyiz. Zaten önümüzdeki günlerde İstanbul Teknik Üniversitesinden profesörler gelerek köylümüze konuyla ilgili detaylı bilgi verecek. '' dedi.


Muhtar doğru karar verdi!


          Yaptıkları toplantıya katılan köy muhtarı Mehmet Civelek'e teşekkür eden tatilcilerden Lütfü Özyol, muhtar Civelek'in bu konuda 'hayır' diyerek doğru bir karar verdiğini ifade etti.


          Yapılması düşünülen termik santralin Kurşunlu köyünü yok edeceğini savunan Özyol, '' Bunlar ne ormancılığı, ne halkı, nede doğayı düşünüyorlar. Bunların tek düşüncesi para. Para uğruna yapmayacakları şey yok. Ama unutmasınlar ki buradaki halk koyun değil. Biz bu santralin kurulmaması için elimizden ne geliyorsa yapacağız. '' şeklinde konuştu.


          Özyol ayrıca, konuyla ilgili toplanan 500 imzalı dilekçeyi Kaymakam Dursun Balaban'a vererek, son gelişmeler hakkında bilgi almak istediklerini söyleyerek, '' Kaymakam Balaban bize şuan 'çed raporu' müracaatı olmadığını söyleyerek, verdiğimiz dilekçeyi de Çevre ve Orman İl Müdürlüğü'ne göndereceğini belirtti. '' dedi.


          Kaymakam Dursun Balaban'ın kendilerine, bu santralden Rusya'da da olduğunu ve çevreye zarar vermediğini söylediğini iddia eden Özyol, '' Sibirya'da iki tane var ama orada şimdi ot bile kalmadı. '' diyerek santarlin zararlı olduğunu söyledi.


Yoksul halkı palavralarla kandırıyorlar!


          Kurşunlu Köyü sakinlerinden olan eski Cumhuriyet Savcısı Namık Kemal Behramoğlu da, Maliye Bakanlığı yapmış birisinin halkı zehirleyecek eylemlerde bulunmasının kendilerini üzdüğünü ifade ederek, '' Burada halk yoksul, bundan faydalanarak halkı palavralarla kandırıyorlar. 500 kişiye iş olanağı sağlanacağını söylüyorlar. Oysa ki çalışacak işçi sayısı 10  15 kişi olacak. Biz ülkemizi ve Kurşunlu'yu çok seven insanlarız. Bu yalanlara kanmayacağız ve kimsenin de kanmasına izin vermeyeceğiz. Bu santralin kurulması halinde ıhlamur ormanları ve kestane ağaçları yok olacak, çoluk çocuk kanser riskiyle karşı karşıya kalacak. Biz buradan AKP Bursa ve Karacabey teşkilatlarına sesleniyoruz. Eğer Kurşunlu'yu, halkı ve doğayı biraz seviyorsanız gelin buna karşı çıkın. Gelin bizimle birlikte olun ve buranın talan edilmesine izin vermeyelim. '' dedi.


Muhtar 50 adet santral yaptı!


          Yine santralin yapılmasına karşı çıkanlardan Zeki Akyollu'da köy sakinlerine santraller hakkında detaylı bilgiler verip, hangi santralin doğaya ve insanlara ne gibi zararlar verdiğini söyleyerek, '' Kurşunlu'nun termik santrale ihtiyacı yok. Bu tamamen katliam olur. Zaten muhtar Mehmet Civelek, 30 bin kestane fidanı dikerek buraya 50 adet santral yaptı. '' şeklinde konuştu.


Arsaya 800 bin TL verdiler!


          Toplantının ardından termik santralin yapılacağı yere giden köy sakinleri, AB Gıda'nın arsayı satın almak için 800 bin TL verdiklerini iddia ederek, ''Burası orman değil diyorlar. Böylece daha kolay izin alıp daha kolay katliam yapmak istiyorlar. Maliye eski Bakanı Kemal Unakıtan buraya iki kez gelmiş fakat buranın kestane ve ıhlamur ağaçlarıyla dolu bir orman olduğunu görememiş. Gelin ve görün. Burası her yer yemyeşil ağaçlarla kaplı cennet bir yer. Buraya orman dememek için kör olmak gerekir. '' dediler.